Sumud Aktivistlerinden İşkence Tanıklıkları ve Uluslararası Tepkiler

Sumud aktivistleri, İsrail’in uluslararası sulardaki saldırılarına dair tanıklıklarını paylaştı. İşkence ve insanlık dışı muameleler gündemde.

Ahmet Gülümseyen, Sumud Filosu aktivistlerinin yaşadıkları üzerinden İsrail’in uluslararası sularda dahi sürdürdüğü şiddetin, artık küresel bir vicdan sınavına dönüştüğünü vurguladı. Siyonist anlayışın Ortadoğu’daki katliamları ve işkenceleri devam ederken, 8 Ekim 2023’te başlayan saldırılarda can kaybı 72 bin 783’e, yaralı sayısı ise 172 bin 779’a yükseldi. Gazze’deki ölümler ve işgaller sürerken, Batı Yaka’da da tutuklamalar devam ediyor. Bu saldırılar yalnızca Filistin ile sınırlı kalmayıp, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a düzenlenen saldırılarda da 3 bin 123 kişi hayatını kaybetti.

Sumud Filosu, İsrail’in ablukasını aşarak Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkmıştı. Ancak, aktivistlerin alıkonulmasının ardından, İsrailli teröristlerin uyguladığı sözlü ve fiziksel şiddet, insanlık dışı bir tablo sergiledi. Bu durumun detayları, tarihe not düşülmesi gereken bir gerçek olarak kaydedilmeli. Uluslararası sularda Sumud Filosu teknelerine yönelik saldırılar, aktivistlere uygulanan muameleler, uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor.

İrlandalı pratisyen hekim Margaret Connolly, yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı: “Gazze’ye yiyecek, yakıt ve tıbbi yardım götürmek üzere yola çıkmıştık. Üç gün boyunca askeri güçler tarafından alıkonulduk. Sadece bir kazak ve süveterle hayatta kalmaya çalıştık. 50 kişi, yiyecek ve su olmadan pis bir konteynerde yan yana uyuduk. Yaşadıklarımız barbarca ve acımasızdı. Bebeklerin öldürülmesine nasıl göz yumulabilir?”

Bir diğer İrlandalı aktivist Michael Cullen, “Uluslararası hukuka uygun bir insani yardım misyonu üstlenerek yola çıktık. Tekneye plastik mermilerle ateş açıldı ve bazı arkadaşlarımız yaralandı. Daha sonra İsrail ordusuna ait bir hapishane gemisine götürüldük. Orada herkes dövüldü ve metal bir konteynerde tutulduk. Karaya ulaştığımızda kadınlar bile dövüldü. Bu durum, gerçekten mide bulandırıcıydı. Filistin halkı medyada yeterince yer almıyor, ancak İsrail giderek daha cesur ve saldırgan hale geliyor.” dedi.

Avustralyalı doktor Webb-Pullman, “Filoya katılarak Gazze’ye insani ve medikal yardım ulaştırmak istedik. İsrail’in müdahalesi çok agresifti, sert müdahalelere maruz kaldık. Limana götürülürken, askerler milli marş çaldı ve insanlara vurdu. Bu davranışlar son derece onur kırıcıydı.” şeklinde konuştu. Fransız vatandaşı Adrien Jouan, vücudundaki yaraları göstererek, “İsrail tarafından fiziksel şiddet gördük. Teknedeki herkes şiddete maruz kaldı, ancak bu, Filistinlilere yapılanlarla kıyaslanamaz.” dedi.

Sumud aktivistleri, uluslararası sularda yaşadıkları bu insanlık dışı muameleleri ve şiddeti, dünyanın dikkatine sunmak için çaba sarf ediyor. Ekim 2023’ten bu yana Müslüman Filistin topraklarında yaşananlar, Amerika ve İsrail’in öncülüğündeki küresel güçlerin sorumluluğunda. Bu durum, tüm insanlığın dikkatini çekmeli ve adaletin sağlanması için harekete geçilmelidir. Allah, Sumud Filosu’na katılanların çabalarını kabul etsin ve bu yaşananlardan ders çıkararak hayatlarına yön verenlerden eylesin, inşallah. Amin.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu