Francesca Albanese’ye Yönelik Yaptırımlar Yeniden Uygulanıyor
ABD Temyiz Mahkemesi, BM Raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu. Bu durum, ifade özgürlüğü tartışmalarını alevlendirdi.
Son gelişmeler, ABD Temyiz Mahkemesi’nin BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü Francesca Albanese’ye yönelik yaptırımların yeniden uygulanmasına onay vermesiyle dikkat çekti. Mayıs 2026’da bir federal mahkeme, Trump yönetiminin uyguladığı bu yaptırımları ifade özgürlüğü gerekçesiyle askıya almıştı. Ancak, 22 Mayıs’ta temyiz mahkemesi, hükümetin acil temyiz başvurusu sırasında yaptırımları yeniden yürürlüğe koymasına izin veren bir karar aldı. Bu durum, BM’nin en etkili seslerinden birini susturma çabalarının devam ettiğini gösteriyor.
Albanese’ye yönelik yaptırımlar, ilk olarak Temmuz 2025’te Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından uygulanmıştı. Bu yaptırımlar, varlıkların dondurulması, seyahat kısıtlamaları ve bankacılık sistemlerine erişimin engellenmesi gibi yöntemlerle Albanese ve ailesini finansal olarak izole etmeyi hedefliyordu. Bu yaptırımlar, herhangi bir suçlamadan bağımsız olarak, Albanese’nin Gazze ve işgal altındaki topraklarda İsrail’in işlediği suçları belgelerle ortaya koyması nedeniyle siyasi bir cezalandırma olarak değerlendirilmişti.
Bu karalama kampanyasının arkasında, Siyonist propagandanın en etkili ve saldırgan temsilcilerinden biri olan UN Watch bulunuyor. Bu grup, Albanese’ye karşı sistematik bir saldırı başlatarak, medyayı onun hakkında “cadı” ve antisemit olarak yaftalayan sahte içeriklerle doldurmaktadır. UN Watch, insan hakları izleme kuruluşu olmanın ötesinde, İsrail’in suçlarını ifşa edenlerin itibarını yok etmeye yönelik bir karalama ekibi gibi faaliyet göstermektedir. Taktikleri, siyasi bir savaş yürütmekte ve karanlık finans kaynakları tarafından desteklenmektedir.
Albanese, 2022’deki görevi süresince, Filistin’deki duruma dair en sağlam hukuki analizlerden bazılarını sunmuştur. Raporlarında, Gazze’deki apartheid uygulamaları, toplu cezalandırma ve soykırım eylemlerinin detaylarını ortaya koymuştur. “When the World Sleeps” adlı son kitabı, titiz hukuki argümanlarla insan tanıklıklarını bir araya getirerek büyük ilgi görmüştür. Ayrıca, “DisUnited Nations” adlı belgesel, Albanese’nin uluslararası sistemdeki bozulmalara karşı verdiği mücadeleyi gözler önüne sermektedir.
Albanese’nin İtalya ve Avrupa’dan aldığı sessizlik, özellikle dikkat çekicidir. İtalyan vatandaşı olmasına rağmen, Giorgia Meloni yönetimindeki hükümet, İsrail ile ilişkilerini önceliklendirmeye devam ederek Albanese’ye anlamlı bir destek sunmamıştır. Almanya ve diğer önemli Avrupa Birliği ülkeleri de benzer şekilde, uluslararası normları savunmak yerine siyasi sadakati tercih etmiştir.
Genel tablo oldukça karamsar. İsrail’in imajını düzeltmek için büyük miktarlarda propaganda harcaması yapılırken, Gazze’den gelen gerçekler, milyonlarca insanın hayallerini yerle bir etmiştir. Siyonist projenin sömürgeci ve üstünlükçü doğasını gizlemek artık mümkün değildir.
Albanese’ye yönelik yaptırımlar her zaman bir sindirme aracı olmuştur: İsrail’in gücüne karşı çıkanların sonuçları olacaktır. Temyiz mahkemesinin yaptırımların yeniden uygulanmasına izin vermesi, bu durumu bir gerileme olarak nitelendirse de, aynı zamanda rahatsız edici gerçekleri bastırmaya çalışanların çaresizliğini de gözler önüne seriyor.
Francesca Albanese, bu saldırılara karşı büyük bir kararlılık sergilemiştir. Onun azimle sürdürdüğü çalışmalar, zor zamanlarda entelektüel dürüstlüğün ve ahlaki cesaretin ne anlama geldiğini hatırlatmaktadır. Filistinlilerin hakları ve uluslararası hesap verebilirlik için verilen mücadele, mal varlıklarının dondurulması veya siyasi baskılarla engellenemeyecektir.
Francesca Albanese’nin yanında olun. Gerçeği söyleme hakkını savunun. Gazze’deki soykırımı durdurun. İşgali sona erdirin. Filistin’i özgür bırakın.
Michael Leonardi’nin Counter Punch’ta yayınlanan yazısı, Haksöz Haber tarafından tercüme edilmiştir.




