Orta Vadeli Program hedeflerine İdris Şahin tepkisi
DEVA Partili İdris Şahin, yeni OVP’deki enflasyon hedeflerini eleştirdi; ekonomi yönetiminden önceki üç yılın hesabını vermesini istedi.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program’ı değerlendirdi. Son üç yılda yayımlanan programlarda yer alan büyüme ve enflasyon tahminleriyle gerçekleşen sonuçlar arasındaki farklara dikkat çeken Şahin, ekonomi yönetiminin güvenilirliğini sorguladı.
Bir ya da iki tahminin hedefinden sapmasının mümkün olduğunu belirten Şahin, aynı temel göstergelerde üç yıl boyunca büyük farklar oluşmasının artık teknik bir yanılgı olarak açıklanamayacağını söyledi. Şahin, bu tablonun ekonomi yönetimindeki başarısızlığı ve yönetim krizini ortaya koyduğunu savundu.
Orta Vadeli Program’ın yalnızca iyi niyet beyanı olmadığını vurgulayan Şahin, bütçenin, özel sektör yatırımlarının ve kamu planlamasının bu hedeflere göre şekillendiğini ifade etti. Vatandaşların da ekonomik kararlarını açıklanan rakamlara bakarak almaya çalıştığını belirten Şahin, her yıl önceki hedeflerin revize edilerek yeni bir üç yıllık program sunulmasını eleştirdi.
Şahin, yeni programda enflasyon hedefinin 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 olarak açıklandığını hatırlattı. Üç yıl önce 2026 yılı için yüzde 8,5 enflasyon öngörüldüğünü, bu oranın bugün yüzde 28,4 seviyesine ulaştığını belirten Şahin, bu nedenle 2029 hedefinin kamuoyu açısından inandırıcılığını yitirdiğini söyledi.
Ekonomi yönetiminin asıl sorumluluğunun, küresel dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde ülke ekonomisini yönetmek olduğunu kaydeden Şahin, gerçekleşmeyen hedeflerin ardından sürekli yeni rakamlar açıklanmasının öngörü değil, yönetim zaafının itirafı anlamına geldiğini savundu. Şahin, hükümetten önceki üç yılda belirlenen hedeflerin neden tutmadığını ve vatandaşların satın alma gücündeki kaybın nasıl oluştuğunu açıklamasını istedi.
Şahin, son üç yılın hesabı verilmeden 2029 hedeflerinin kamuoyuna sunulmasının doğru olmadığını belirterek, sorunun yalnızca yeni hedef tabloları hazırlamak değil, bu hedeflere inanacak kurum ve vatandaş bırakılmaması olduğunu ifade etti.




