Hasan Ahmediyan: Hizbullah’ın Direnişi İki Stratejik Sonuç Doğurdu

Hasan Ahmediyan, Hizbullah’ın direnişinin iki stratejik sonucunu ve İsrail’e karşı yeni angajman kurallarını değerlendirdi.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Tahran Üniversitesi’nde Batı Asya Çalışmaları alanında öğretim üyesi olan Hasan Ahmediyan, kişisel YouTube kanalında, İsrail’in Lübnan’daki direnişle karşılaştığı durumu ele aldı. Ahmediyan, direnişin neden savaşa girdiği sorusunun yanıltıcı olduğunu, zira savaşın 2024 Kasım anlaşmasına rağmen devam ettiğini ve İsrail’in saldırılarına, suikastlarına ve işgal ettiği bölgelerdeki yıkımlara devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, Amerika’nın bu süreçte garantörlük görevini yerine getirmediğini belirtti.

Direnişin bu durumu uzun süredir gözler önüne serdiğini ifade eden Ahmediyan, “Vurulup da karşılık vermeme” durumuna boyun eğmeyeceklerini dile getirdi. Direnişin şu anki stratejisinin, tek taraflı ateşkes durumundan çıkarak sürekli askeri saldırılara karşı bir cephe oluşturmak olduğunu aktardı.

Hizbullah’ın savaşa katılma kararı önceden alındı, ancak hangi şartlarda ve ne zaman olacağı kesin değildi. Ahmediyan, Hizbullah’ın bazı seçenekleri olduğunu, bunlardan birinin savaşı tek başına yürütmek olduğunu, ancak bunun maliyetinin yüksek olacağını ifade etti. Diğer bir seçenek ise çok cepheli bir savaş açarak İsrail’e karşı durmaktı ve bu durum İran savaşıyla birlikte gerçekleşti.

Ahmediyan, direnişin İsrail saldırganlığına karşı yürüttüğü savaşın sonuçlarını değerlendirirken, İsrail’e yeni angajman kuralları dayatıldığını belirtti. Artık İsrail, karşılıksız saldırılarda bulunamamakta ve işgal ettiği bölgelerde bedel ödemekten kaçamamaktadır. Bu yeni durumun, sahada İsrail’e zorla kabul ettirildiğini ifade etti.

Hizbullah’ın direniş kapasitesinin, herkesin beklediğinden çok daha fazla olduğunu vurgulayan Ahmediyan, bu durumun ne Lübnan’da ne de uluslararası düzeyde öngörülemediğini kaydetti. Ayrıca, Hizbullah’ın yıpratma savaşı yürütme kabiliyetinin de dikkat çekici olduğunu söyledi. İsrail’in Lübnan topraklarındaki varlığını güvence altına alamadığını ve direnişin sürekli eylemleri karşısında büyük kayıplar yaşadığını belirtti.

Ahmediyan, Lübnan’daki direnişin iki stratejik çıktısının olduğunu ifade etti. Birincisi, Hizbullah’ın İsrail’in Güney Lübnan’daki kalıcı varlığını engellemesi, ikincisi ise İran ve Lübnan dosyalarının birbirine bağlanmasıdır. Bu durum, Lübnan için stratejik bir kazanım teşkil etmektedir.

İsrail ve Amerika’nın bu stratejik çıktıları baltalama çabalarına da değinen Ahmediyan, Washington’un Lübnan ile İsrail arasında bir “Washington kulvarı” oluşturma çabası içinde olduğunu belirtti. Bu durum, İran baskısının Lübnan’daki direnişe destek vermemesi için bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, Lübnan hükümetine, ordusunu Hizbullah’a karşı kullanması için baskı yapılmakta ve bu durum iç savaş riski taşımaktadır.

Ahmediyan, Amerika ve İsrail’in bu stratejik kozu elde etme çabalarının ne kadar başarılı olabileceği konusunda ise, İran’ın iki dosyanın ayrılmasına kesinlikle karşı olduğunu vurguladı. Gelecekteki olası çatışmaların da önceki çatışmalarla aynı sonuçları doğuracağına inandığını ifade etti. Amerika’nın, İran ile belirsiz bir savaşa girmesi ya da yıpratma savaşına katlanmak zorunda kalması gerektiğini belirtti.

Son olarak, Ahmediyan, Lübnan’ın kurtuluşunun uzun sürmeyeceğini ve İran-Amerikan diplomasisinin çatışmaya dönüşmemesi halinde, iki dosyanın birbirine bağlanmasıyla ilerleyeceğini söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu