Muhsin Rızai: Düşman ya şartlarımızı kabul edecek ya da ağır bedel ödeyecek
Muhsin Rızai, İran’ın Hizbullah’a desteğinin devam edeceğini ve düşmanın ağır bedel ödeyeceğini belirtti.
İran devlet televizyonuna verdiği röportajda, eski Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, İran’ın Hizbullah’a olan desteğinin sürdüğünü vurguladı. Rızai, düşmanın ya İran’ın şartlarını kabul edeceğini ya da ‘sert bir tokat’ ile karşılaşacağını ifade etti.
Rızai, İslam Devrimi’nin İran halkının uzun bir mücadele ve beklentisinin sonucu olduğunu belirterek, bu sürecin kayıp halkasının İmam Humeyni olduğunu söyledi. Modern İran’ın, Humeyni’nin liderliğinde kurulduğunu dile getirdi.
İmam Humeyni’nin çok yönlü bir kişilik olduğunu anlatan Rızai, onun tasavvuf, felsefe, siyaset ve uluslararası ilişkiler alanlarında derin bir bilgiye sahip olduğunu belirtti. Humeyni’nin cesur, zeki ve olağanüstü bir öngörü yeteneğine sahip olduğunu vurguladı.
Rızai, Humeyni’nin tedbirli bir lider olduğunu ve düşmanın hamlelerini önceden tahmin edebildiğini ifade etti. Ayrıca, İmam Humeyni’nin halka yakın, aşırılıklardan uzak bir kişilik sergilediğini kaydetti.
Bağımsızlık mücadelesinin tarihine de değinen Rızai, 11 Şubat Devrimi’nin İran halkının özgürlük mücadelesinin ilk adımı olmadığını, daha önceki birçok girişimin de bağımsızlık amacıyla yapıldığını ancak başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti. İmam Humeyni liderliğindeki İslam Devrimi’nin ise başarıya ulaştığını ifade etti.
Devlet Erkleri Arası Ekonomik Koordinasyon Yüksek Konseyi Sekreteri olarak görev yapan Rızai, Humeyni’nin devrimi İran toplumunun kültürel yapısıyla uyumlu hale getirmesinin önemli bir yönü olduğunu belirtti. Ayrıca, ‘Şehit Lider’ olarak andığı Ali Hamenei’nin de benzer bir siyasi çizgide ilerlediğini vurguladı.
Muhsin Rızai, İmam Humeyni ile ilk görüşmesini 26 yaşında gerçekleştirdiğini ve Humeyni’nin gençlere büyük güven duyduğunu ifade etti. 27 yaşında Devrim Muhafızları’nın başkomutanı olarak atanmasının ardından, genç komutan kadrolarını oluşturduğunu belirtti.
Rızai, sekiz yıllık savaş sırasında destan yazan genç kadroların, İran’ın füze ve insansız hava aracı programlarının da bu dönemde başladığını söyledi. İran’ın askeri gücünün bugün geldiği noktanın, gençlere duyulan güvenin bir sonucu olduğunu ifade etti.
Müzakerelerdeki güvensizlik ortamına da dikkat çeken Rızai, karşı tarafın çelişkili tutumlar sergilediğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticarete açık olduğunu hatırlatarak, bunun neden müzakerelerde bir ilerleme sağlanmadığını sorguladı.
Donald Trump’ın ‘dalgalı söylem’ stratejisini eleştiren Rızai, bu yöntemin uzun vadede etkisini kaybedeceğini belirtti. Ayrıca, Lübnan’daki duruma da değinerek, Hizbullah’ın İran’ın müttefiki olduğunu ve bu desteklerinin arkasında kararlılıkla durduklarını ifade etti.
Rızai, Körfez ülkelerinin stratejik hatalar yaptığını ve ABD’nin gelecekteki gücünün azalacağını savundu. İran’ın geçmişteki bazı davranışlarının istismar edilmesine izin vermeyeceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın İran için güçlü bir caydırıcılık unsuru olduğunu ifade eden Rızai, düşmanın ya sert bir tokatla kendine gelmesi ya da İran’ın şartlarını kabul etmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bölgesel güvenliğin sağlanması için yeni bir iş birliği düzeninin oluşturulması gerektiğini belirtti.
Son olarak, İran halkının ABD’nin süper güç konumuna ağır bir darbe vurduğunu ve bu direnişin olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti. Rızai, halkın silahlı kuvvetlerin moral kaynağı olduğunu belirterek, düşmanlara karşı verilen mücadelenin ekonomik sorunlarla çelişmediğini sözlerine ekledi.




