Hürmüz Boğazı’ndaki Savaş Trafiği: Enerji Ticaretinde Derin Kriz

Hürmüz Boğazı’ndaki savaş, enerji ticaretini derinden etkiliyor. Geçiş ücretleri, mayınlar ve sigorta maliyetleri artıyor.

CNN tarafından yayımlanan kapsamlı bir analiz, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan derin krizi ve dönüşümü gözler önüne serdi. Küresel enerji ticaretinin en önemli noktalarından biri olan bu boğazdan, dünya ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği belirtiliyor. Ancak, savaş öncesi seviyelerde günde ortalama 100 gemi geçiş yaparken, şu anda bu rakamın beşte birine kadar düştüğü ifade ediliyor.

İran’ın boğazı kapatma kararı sonrası deniz taşımacılığı rotalarında ciddi parçalanmalar yaşandı. Sigorta maliyetleri ise rekor seviyelere ulaştı ve ABD yaptırımları gölgesinde yeni bir “geçiş ücreti” sistemi ortaya çıktı. Savaşın başlangıcından bu yana geçen 167 günlük süreçte, Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca 3.371 geminin geçtiği, bu sayının savaş öncesi beklenen trafiğin sadece yüzde 20’sine denk geldiği vurgulanıyor. Haziran ayında yapılan geçici anlaşmalar trafiği kısa süreliğine artırsa da, onaylanmayan rotalara yapılan saldırılar bu süreci sona erdirdi.

İran, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenen geleneksel geçiş rotasını “tehlikeli bölge” ilan ederek boğazın orta bölümüne mayın döşedi. Kriz ortamında gemiler, boğazı geçmek için farklı yollar denemek zorunda kalıyor. Geleneksel ve mayınlı rotalar, yüksek risklere rağmen bazı gemiler tarafından kullanılmaya devam ediyor. Umman güzergahı ise, 1974 tarihli sınır anlaşması kapsamında uluslararası hukuk güvencesinde olduğu savunulsa da, İran tarafından kabul edilmiyor ve bu rota hedef alınıyor. Ayrıca, saldırı ve gözetimden kaçınmak isteyen bazı gemiler, takip sistemlerini kapatarak “karanlık” rotalara yöneliyor. Ancak bu yöntem, çarpışma riskini artırırken, gemilerin deniz sigortasını geçersiz kılıyor.

Savaş riski, deniz taşımacılığındaki mali dengeleri de altüst etti. Savaş öncesinde gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,25’i seviyesinde olan deniz sigortası primleri, yüzde 7,5 ile yüzde 10 arasına yükseldi. Örneğin, piyasa değeri yaklaşık 138 milyon dolar olan büyük bir ham petrol tankerinin tek bir geçiş için ödediği sigorta maliyeti 10,35 milyon ile 13,8 milyon dolar arasında değişiyor.

İran, boğaz üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirmek amacıyla “Persian Gulf Strait Authority” adı altında yeni bir kurum kurarak, geçiş yapacak gemilerin yalnızca kendi belirlediği rotaları kullanmasını şart koştu. Bu yeni sistemde, petrol tankerlerinden geçiş izni için 2 milyon dolara kadar ödeme talep ediliyor. Bu da taşınan petrolün varili başına yaklaşık 1 dolarlık ek maliyet anlamına geliyor. Ancak, ABD yönetimi bu kuruma yaptırım uyguladığı için İran’a geçiş ücreti ödeyen denizcilik firmaları ve armatörler, gelecekte ABD yaptırımlarıyla karşılaşma riski taşıyor.

Dünya enerjisinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki mayınlar, artan navlun ve sigorta masrafları ile yaptırım tehditleri, küresel lojistik ağlarını kalıcı olarak değiştirmeye devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu