BAE’nin Sudan’daki HDK Destekleme Stratejisi ve Libya İlişkisi

BAE’nin Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne desteği ve Libya ile olan ilişkileri incelendi.

Sudan’da savaşın patlak vermesiyle birlikte, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile Halife Hafter’in güçleri arasında bir iş birliği süreci başlamıştır. Bu iş birliğinin detayları, Sudanlı, Mısırlı ve Libyalı kaynaklar tarafından ortaya konmuş olup, BAE’nin Libya üzerinden sağladığı desteğin niteliği üzerine yeni bilgiler sunulmuştur.

Yapılan bir araştırma, Libya’daki askeri kamplarda HDK savaşçılarının eğitildiğini ve bu kamplarda BAE tarafından sağlanan silahların kullanıldığını göstermektedir. Araştırma, Sudan’daki HDK’nın, BAE’nin desteklediği Hafter güçleriyle iş birliği içinde hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Özellikle, HDK’den ayrılan bazı kişiler, araştırmacıların tespit ettiği beş kampın, Sudanlı paramiliter gruba lojistik destek sağlamak amacıyla kullanıldığını belirtmiştir.

Ahmed isimli bir HDK firarisi, BAE’nin sağladığı silahların ve malzemelerin tamamen Emirliklere ait olduğunu ifade ederek, bu malzemelerin uçakla Sudan’a getirildiğini ve kendilerine teslim edildiğini aktarmıştır. Ahmed, Libya’daki eğitim kamplarına katılan HDK firarilerinden biri olarak, bu süreçte BAE’nin rolünü vurgulamıştır.

Middle East Eye, BAE’nin Hafter güçleriyle olan ilişkisini ve bu güçlerin, özellikle Subul es Selam Tugayı ile olan iş birliğini detaylı bir şekilde haberleştirmiştir. Nisan 2023’te HDK ile Sudan Silahlı Kuvvetleri arasında başlayan çatışmaların ardından, BAE’nin Hafter güçleriyle olan iş birliği daha da belirgin hale gelmiştir.

BAE, Sudan’daki savaşa müdahil olduğunu reddetmekte ve Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla, Sudan’daki savaşan taraflara herhangi bir askeri veya mali destek sağlamadığını iddia etmektedir. HDK da benzer bir şekilde, BAE’den destek aldığını yalanlamaktadır.

Yapılan araştırmada, Libya’nın doğusunda bulunan yeni askeri kamplar da tespit edilmiştir. Ahmed, bu kamplardan birine götürüldüğünü ve buradan Kufra’ya geçtiklerini belirtmiştir. Kufra, Libya’nın güneydoğusunda stratejik bir LAAF üssü olarak bilinmektedir. Ahmed, BAE’nin HDK için silahları ve askeri araçları nasıl temin ettiğine dair detaylar vermiştir.

BAE’nin Sudan’daki savaşta önemli bir dış aktör haline gelmesi, Hemedti olarak bilinen HDK lideri Muhammed Hamdan Dagalo ile olan uzun süreli ilişkisiyle ilişkilendirilmektedir. Batı Sudan’daki Darfur bölgesinde Dagalo ailesine ait madenlerden çıkarılan altınların Dubai pazarlarına ihraç edilmesi, bu ilişkilerin ekonomik boyutunu da gözler önüne sermektedir.

BAE’nin müttefiki olan Hafter ailesi, HDK’ye yardım ederken, bu durum Türkiye ve Suudi Arabistan ile birlikte Sudan ordusunu destekleyen Mısır ile doğrudan bir çatışma ortamı yaratmıştır. Mısır ve Türk güçleri, LAAF kontrolündeki Libya topraklarından çıkan HDK konvoylarını bombalamaya başlamıştır. Bu durum, BAE’nin operasyonlarını yeniden yönlendirmesine neden olmuştur.

Libya ve Çad’ı birbirine bağlayan hava hatları üzerinden BAE’nin uzun süredir askeri destek sağladığı, Kolombiyalı paralı askerlerin de bu süreçte yer aldığı belirtilmektedir. Mısırlı askeri kaynaklar, Amdjarass Havalimanı’nda BAE’nin askeri operasyon odası kurduğunu ve burada HDK ile olan koordinasyonun sağlandığını ifade etmektedir.

BAE, Amdjarass’taki faaliyetlerini insani yardım olarak nitelendirse de, yapılan araştırmalar bu faaliyetlerin askeri bir boyut taşıdığını göstermektedir. Ayrıca, Libya-Çad sınırında yeni bir silah koridorunun varlığı, savaşın etkilerini daha da derinleştirmektedir. Sudan’daki savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden biri olarak kabul edilmekte ve bu süreçte en az 200 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

BAE’nin HDK’ye verdiği destek, Batılı güçler tarafından büyük ölçüde göz ardı edilmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu