Birlikte Rahmet Vardır: Muharrem Ayı ve Âşûrâ’nın Anlamı

Muharrem ayının manevi atmosferi ve Âşûrâ gününün önemi hakkında bilgiler.

Birlikte Rahmet Vardır

Muhterem Müslümanlar, şu anda Yüce Rabbimizin saygı gösterilmesini emrettiği dört aydan biri olan Muharrem ayının manevi atmosferindeyiz. Peygamber Efendimiz (s.a.s), bu ay için “Hürmete layık” ifadesini kullanarak, onun değerini vurgulamıştır. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” diyerek, bu mübarek ayın ibadet, hamd ve şükürle geçirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.

Aziz Müminler, önümüzdeki perşembe günü Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli olayların yaşandığı bu günde, maalesef Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in “Cennet gençlerinin efendisi” olarak övdüğü torunu Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt’ten yetmişten fazla Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği günü anıyoruz.

Kıymetli Müslümanlar, Kerbelâ, bizlere birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemini hatırlatır. Ayrılıklara düşmemek, hak ve hakikati korumak, adaletten ve iyilikten ayrılmamak gerektiğini anlatır. Bu olay, aramıza fitne sokmak isteyenlere karşı ferasetle hareket etmemiz gerektiğini gösterir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” sözüne kulak vermek, sevinçleri ve zorlukları paylaşmak adına önemli bir çağrıdır.

Değerli Müminler, günümüzde inananları acı ve gözyaşına mahkûm eden zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere pek çok coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşatmak için çaba sarf etmektedir. Ümmet-i Muhammed olarak, aynı hüznü bir daha yaşamak istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydalarda buluşmanın yollarını aramalıyız. Unutmayalım ki, Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir ve Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın” emri doğrultusunda birbirimize kenetlenmeli ve İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz ve davranıştan kaçınmalıyız.

Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere, din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısıyla sonlandırıyoruz: “Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu