Küresel Piyasalarda Önümüzdeki Haftanın Önemli Gelişmeleri
Küresel piyasalarda önümüzdeki hafta önemli gelişmeler yaşanacak. İran’daki savaş ve ekonomik veriler dikkat çekiyor.
İran’daki çatışmalar 12. haftasına yaklaşırken, savaşın reel sektörde yarattığı olumsuz etkiler konusunda endişeler artış gösteriyor. Ancak bu durum, yapay zeka alanındaki gelişmelerle desteklenen ABD borsasında pek hissedilmiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile gerçekleştirdiği zirve sonrası, piyasalarda bu toplantının stratejik açıdan güven verici fakat içerik bakımından yetersiz olduğu yorumları yapıldı. Gelecek hafta G7 ülkelerinin maliye bakanları ve merkez bankası yetkilileri Paris’te bir araya gelecek. Toplantıda, İran’daki savaşın etkileri, nadir minerallerin tedarik zinciri güvenliği ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi konular ele alınacak.
İran’daki savaşın sona ermesine dair herhangi bir ilerleme kaydedilmezken, petrol fiyatları 100 doların üzerinde seyrediyor. Yatırımcılar, barış anlaşmasının bir gün gerçekleşeceğine inanıyor; ancak savaşın devam etmesi, ekonomide kalıcı hasar riskini artırıyor.
Küresel tahvil piyasaları, yükselen enflasyon, siyasi belirsizlikler ve faiz oranlarındaki değişikliklerle ilgili yatırımcı beklentilerindeki dalgalanmalar nedeniyle tedirgin bir seyir izliyor.
ABD’li şirketlerin ilk çeyrek bilanço dönemi güçlü geçerken, önümüzdeki hafta çip üreticisi Nvidia’nın yanı sıra Walmart gibi perakendecilerin bilançoları da açıklanacak. Yapay zeka çipleri geliştiren Nvidia, ABD borsasında yükselişin öncüsü konumunda. Yatırımcılar, savaşın yarattığı enflasyonun tüketici harcamaları üzerindeki etkisini görmek için Walmart, Home Depot ve Target gibi perakendecilerin sonuçlarını dikkatle takip edecek.
LSEG IBES verilerine göre, S&P 500 şirketlerinin kârlarının yılın ilk çeyreğinde bir önceki yıla göre yüzde 28 oranında artış göstermesi bekleniyor.
İngiltere’de gelecek hafta açıklanacak istihdam ve enflasyon verileri, siyasi istikrarsızlık nedeniyle dikkat çekebilir. Özellikle, yerel seçimlerde yaşanan başarısızlık sonrası Başbakan Keir Starmer’ın koltuğunun tehlikeye girmesi, piyasalarda kaygı yaratıyor. İran’daki savaşın enerji ve tahvil piyasalarındaki etkileri, İngiltere’deki siyasi belirsizlikle birleşince durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Sağlık Bakanı Wes Streeting’in istifası, parti içindeki liderlik mücadelesini tetikleyebilir.
Daha sol eğilimli bir başbakanın göreve gelme olasılığı, İngiltere’nin mali yapısına dair endişeleri artırarak devlet tahvili getirilerini yükseltiyor. İngiltere’nin 10 yıllık devlet tahvili getirileri son 18 yılın zirvesine yaklaşmış durumda. Eğer Çarşamba günü açıklanacak enflasyon verisi yüksek gelirse, piyasalar İngiltere Merkez Bankası’nın daha sıkı bir politika izleyeceğini fiyatlamaya başlayabilir ve tahvil satışları hız kazanabilir.
Nvidia’nın bilançosu öncesinde, yatırımcılar ABD ve Avrupa borsaları arasındaki performans farkının daha da açılıp açılmayacağını gözlemleyecek. Küresel enerji arzındaki sorunlar, ABD’ye kıyasla enerji ithalatına bağımlı olan Avrupa ülkelerini daha fazla etkiliyor. ABD’li büyük teknoloji şirketlerinin güçlü bilançoları, Avrupa’daki zayıf tüketici talebi ile birleşince bu makasın açılmasına neden oluyor. S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yüzde 8.8 artış gösterirken, Avrupa’nın en büyük şirketlerini kapsayan STOXX 600 endeksi sadece yüzde 3.3 yükseldi. İran savaşının başlamasıyla birlikte iki endeks arasındaki fark daha da belirginleşti.
Japonya’nın haftaya Salı günü açıklanacak birinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verileri, artan enerji fiyatlarının ülkeye etkilerini gösterebilir. Bölgedeki yetkililer, artan enflasyon baskıları ile büyüme riskleri arasında denge kurmaya çalışırken, bu verileri dikkatle takip edecek. GSYH verilerinin ardından Japonya’nın ticaret ve enflasyon verileri de açıklanacak. Yüksek gelen enflasyon verileri, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımı yapma ihtimalini artırabilir.
Çin’de ise konut fiyatları ve perakende satış verileri haftaya Pazartesi günü açıklanacak. Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olan Çin, genel büyüme ivmesinin sürdüğüne dair sinyaller verse de, zayıf emlak piyasası ve durgun iç tüketimle mücadele etmeye devam ediyor.




