Yemen, İran’a Destek Açıklamasıyla Savaş Hazırlığını İlan Etti
Yemen, İran’a karşı olası saldırılara hazır olduğunu ve savaşın eşiğinde olduğunu duyurdu.
Ensarullah Hareketi, Yemen’in İran’a karşı ABD-İsrail ittifakının olası müdahalesi durumunda doğrudan savaşa gireceğini duyurdu. Hareketin siyasi konsey üyesi Ali İmad, Yemen halkının ve silahlı kuvvetlerinin, Gazze’ye destek amacıyla sürdürdüğü mücadelenin ardından şimdi de İran’a yönelik saldırılara karşı hazır olduğunu belirtti. Bu açıklama, Yemen’in stratejik öneme sahip Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini elinde bulundurması nedeniyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, Yemen’in bu coğrafyadaki varlığının, küresel enerji ve ticaret yolları üzerinde doğrudan bir baskı oluşturma potansiyeline sahip olduğunu ifade ediyor.
Ali İmad, Yemen’in doğrudan askeri müdahaleye girebileceği iki olası senaryoyu açıkladı. İlk olarak, ABD-İsrail ittifakına karşı İran ve direniş eksenine başka bir ülkenin katılması durumunu öne sürdü. İkinci senaryo ise, ABD ve İsrail’in Kızıldeniz’i kullanarak İran’a ya da herhangi bir Müslüman ülkeye karşı operasyon gerçekleştirmesi. İmad, “Yemenli askerlerin parmakları tetikte” ifadesiyle, bu senaryolardan birinin gerçekleşmesi halinde Yemen’in tüm caydırıcı gücüyle karşılık vereceğini vurguladı. Bu uyarı, daha önce Ensarullah Sözcüsü Yahya Seri’nin yaptığı “eller tetikte” açıklamasıyla paralellik gösteriyor.
Yemen’in 2015 yılında Suudi Arabistan liderliğindeki uluslararası koalisyonun saldırısına karşı verdiği direnişi simgeleyen “Ulusal Direniş Günü”ne de atıfta bulunuluyor. Yahya Seri, bu yılki anma mesajında Yemen’in İran ve direniş eksenine destek vermeye hazır olduğunu ifade etmişti. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında, Yemen’in yıllardır süren abluka ve saldırılara rağmen askeri kapasitesini koruması, İsrail ve ABD için yeni bir cephe endişesini artırıyor.
Bu gelişmeler, Trump yönetiminin İsrail’e sağladığı koşulsuz desteğin ve Ortadoğu’daki saldırgan politikalarının bölgeyi daha geniş bir savaşa sürüklediği eleştirilerini güçlendiriyor. ABD’de Cumhuriyetçi seçmenler arasında İsrail’in eylemlerine verilen desteğin bir yılda yüzde 68’den yüzde 52’ye düştüğü göz önüne alındığında, Trump’ın savaş yanlısı tutumunun giderek yalnızlaştığı görülüyor. Yemen gibi bir aktörün Babülmendep üzerinden enerji arzını tehdit edebilmesi, Washington’ın Hürmüz’deki çıkmazına ek olarak Kızıldeniz’de de yeni bir kriz alanı açabileceği endişesini doğuruyor.
Ali İmad, İran’ın direnişini ve devlet yapısının savaşa hazırlık kapasitesini Yemen ve tüm İslam âlemi için örnek bir model olarak değerlendirdi. Ensarullah yetkilisi, “İran’ın kurumsal yapısının cihad anlayışıyla bütünleşmesi, emperyalist saldırganlığa karşı durmanın yolunu gösteriyor” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, Yemen-İran ekseninin giderek güçlendiğinin ve çok cepheli direniş stratejisinin devrede olduğunun bir göstergesi olarak yorumlandı.




