İsrail’in Gazze’deki Soykırım Mimarisi Üzerine Yeni Bir Bakış

Marc Lynch’in makalesi, Eyal Weizman’ın kitabı üzerinden İsrail’in Gazze’deki soykırım mimarisini inceliyor.

George Washington Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü olan Marc Lynch, Foreign Policy dergisinde yayımlanan makalesinde, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini ele alıyor.


Birçok Amerikalı, İsrail’in son üç yıl içinde Gazze’deki Filistinlilere karşı soykırım gerçekleştirdiğine inanıyor. Ancak, bu durumu anlamaya ve İsrail’i sorumlu tutmaya yönelik çabalar, uluslararası alanda yeterince etkili olamadı. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki dava, Amerikan ve Avrupa’daki muhalefet nedeniyle tıkandı. Soykırım terimi üzerindeki tartışmalar, partizan bir tartışmaya dönüşerek, tanımlama konusunda detaylara takılmaya neden oldu. 2024 baharında patlak veren kampüs protestoları ise şiddetle bastırıldı.

İngiliz-İsrailli mimar ve aktivist Eyal Weizman, yeni kitabı Ungrounding: The Architecture of Genocide ile bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Weizman, kitabında İsrail’in Gazze’yi sistematik bir şekilde yok etme sürecini detaylandırıyor. Bu eser, kutuplaşmış söylemlerden uzak bir analitik üslup benimsiyor. Weizman ve ekibi, ses kayıtları, videolar ve röportajlardan elde ettikleri kanıtları titiz bir şekilde analiz ederek, Gazze’deki Filistin yaşamını yok etmeye yönelik organize bir kampanyayı detaylandıran etkileşimli bir dijital harita olan ‘Soykırım Haritacılığı’ projesini geliştirdi. Kitabın sonunda, tartışma, İsrail’in eylemlerinin soykırım olarak kabul edilip edilmeyeceği değil, bu sürecin ne anlama geldiği üzerinedir.

Weizman, 2000’li yıllarda Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini inceleyen Hollow Land adlı kitabıyla tanınmaktadır. Ayrıca, soykırımları belgeleyen Forensic Architecture araştırma kuruluşunun kurucularından biridir. Weizman, kitabında, Güney Afrikalılarla işbirliği yaparak, İsrail’in eylemlerinin detaylı yeniden yapılandırmalarını sunmuştur. Devlet şiddetine karşı duyduğu öfke kişisel bir boyut taşımaktadır; zira ekibinin birçok üyesi savaş sırasında hayatını kaybetmiştir.

Gazze’nin tarihini toprakları üzerinden anlatan Weizman, bölgenin verimli tarım arazilerini ve Filistinli çiftçilerin bu toprakları nasıl işlediğini gözler önüne seriyor. 1948’deki bölünme ile bu çiftçilerin topraklarından nasıl ayrıldığını ve en verimli arazilerin yeni sınırlar boyunca kurulan yerleşimcilerin eline geçtiğini anlatıyor. Anlatısı, 1956’daki kısa süreli işgalden 2005’teki geri çekilmeye kadar olan süreçte Gazze’ye uygulanan fiziksel dönüşümleri izliyor.

İsrail’in son saldırılarının tetikleyicisi, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısı oldu. Ancak, bu saldırının zeminini, 2007’de başlayan ve Mısır’ın desteğiyle uygulanan 16 yıllık abluka oluşturdu. İsrail, Gazze’den askerlerini çekti, ancak ablukayı sürdürdü. Weizman, bu durumu ‘eşsiz bir nüfus kontrolü uygulaması’ olarak tanımlıyor. Ablukanın kademeli şiddeti, Hamas’ın askeri genişlemesini engellemekte etkili olamadı, ancak insan ve fiziksel hasara yol açan aşırı şiddet patlamalarıyla kesintiye uğradı.

2008’deki bombardımanlar, Hamas’ın yer altındaki tünel sistemini etkileyemedi. 2014’teki yıkım, Hamas’ın tünellerini genişletmesine olanak tanıdı. Mayıs 2021’de ise İsrail, tünelleri çökertmeyi amaçlayan bombalar attı, ancak bu plan başarısız oldu. Hamas, Mısır ile tünel tabanlı ticareti kontrol ederek Gazze toplumu üzerindeki gücünü pekiştirdi. İnsan hakları gözlemcileri, Gazze’yi 2023’ten önce ahlaki bir vahşet olarak değerlendirmeye başlamıştı.

Toprak ve kum, bu trajik anlatıda sürekli bir tema olarak kalıyor. Weizman, Ekim 2023’ten sonra Gazze’nin topraksız kalan kısmının, kentsel yaşamı oluşturan unsurların parçalarından oluştuğunu belirtiyor. Filistinliler, bir zamanlar şehirleri olan yerlerin tozunu solumak zorunda kaldı.

Weizman, çevresel etkiyi savaşın belgelenmesinde temel bir unsur olarak ele alıyor. Diğer akademik eserler, savaşın etkilerini detaylandırırken, Weizman’ın yazıları, gözlemlenen dehşetlere karşı duyulan öfkeyi yansıtıyor. Kitabın bazı bölümleri, belirli savaş suçlarını titizlikle yeniden inşa etme yöntemlerini açıklarken, İsrail’in yanıltıcı iddialarını da ortaya koyuyor. El-Ahli Hastanesi’nin yıkımı gibi olaylar, Weizman’ın raporlarında yeni bir hayat kazanıyor.

Weizman, İsrail’in Gazze’yi işgalinin, Filistinlilerin yaşam koşullarını yok etme ve toprakları yeniden yerleşim için uygun hale getirme amacını taşıdığını gösteriyor. Gazze şehirlerinin enkazından oluşan tamamen askeri bir mimari ortaya çıkıyor. Bu, sadece bir işgal değil, bir toplumun tamamen yok edilmesidir. Weizman, İsrail’in Gazze’deki yaşam koşullarını açlık ve çevresel bozulma yoluyla yok etmesini, soykırımın temel anlamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu