Denizlerdeki Isınma Alarm Veriyor: Sıcaklık Rekorları Kırıldı
Küresel deniz yüzeyi sıcaklıkları rekor seviyelere ulaştı. Akdeniz’de sıcak dalgaları alarm veriyor.
Küresel okyanuslar, 2026’nın ilk yarısını olağanüstü sıcaklık koşulları altında geçirdi. Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Copernicus Deniz Servisi’nin ortak açıklamasına göre, 21 Haziran’da deniz yüzeyi sıcaklığı 21 dereceye ulaştı ve bu tarih, okyanuslarda kaydedilen en sıcak 21 Haziran olarak tarihe geçti. 2023 ve 2024 yıllarında kırılan önceki rekorlar da geride kaldı.
Avrupa’nın yanı sıra Türkiye’yi de etkileyen sıcak hava dalgası, halk sağlığı açısından endişeleri artırırken, bu kez denizlerden gelen veriler alarm veriyor. Copernicus Deniz Servisi’nin verilerine göre, yılın ilk yarısında deniz sıcak dalgaları küresel okyanusların yaklaşık yüzde 82’sini etkiledi. Akdeniz’de ise durum daha da çarpıcı; deniz sıcak dalgalarından etkilenen alan oranı yüzde 98’e yükseldi. Haziran ayında Akdeniz’de ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 24,3 dereceye ulaşarak, Türkiye’nin de içinde bulunduğu havza açısından denizlerdeki ısınmayı yeniden gündeme getirdi. Copernicus verileri, Ocak-Haziran döneminde deniz sıcak dalgalarının küresel ölçekte sürekli olarak yayıldığını ortaya koyarken, Haziran sonu itibarıyla okyanusların yaklaşık yüzde 82’sinin farklı şiddetlerde deniz sıcak dalgalarına maruz kaldığını gösteriyor.
Denizlerin ve Tarımın Geleceği Tehdit Altında
Artan sıcaklıklar yalnızca denizleri değil, tarım alanlarını da tehdit ediyor. Son modellemelere göre, 15 ülkede tarım işçileri, ısı stresi nedeniyle yılda ortalama 50 gün kayıp yaşıyor. Türkiye’de ise Şanlıurfa, Hatay, Adana, Antalya, Çukurova, Ege ve Güneydoğu Anadolu ovaları, ısı stresi açısından en kırılgan bölgeler arasında yer alıyor. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliği açısından bir sıcak nokta olduğunu vurguladı. Yavaşlı, havzanın küresel ortalamadan belirgin şekilde daha hızlı ısındığını belirterek, sıcaklık ve nemin birleşik etkisinin insan vücudunun sıcakla baş etme kapasitesini belirlediğini ifade etti.
Gece Sıcaklıkları da Endişe Veriyor
Yavaşlı, sıcaklıkların gündüz olduğu kadar gece de yükseldiğine dikkat çekerek, “Tropik geceler” olarak adlandırılan ve gece sıcaklığının 20 derecenin altına düşmediği günlerin sayısının son on yılda hızla arttığını belirtti. Bu durumun kritik bir öneme sahip olduğunu, çünkü insan vücudunun sıcak yükünden büyük ölçüde gece saatlerinde toparlandığını vurguladı. Gece serinlemesinin ortadan kalkmasının, ısının yarattığı fizyolojik yükü artırdığını ve uzun saatler tarlada çalışan işçiler için sağlık riski oluşturduğunu ifade etti.
Gelecekteki Isı Stresi Tehditleri
Türkiye’de yapılan modelleme çalışmaları, ısı stresinin tarımsal işgücü verimliliğini ciddi şekilde düşüreceğini gösteriyor. 2071-2100 döneminde İç Anadolu, Ege ve Doğu Akdeniz’in bazı kritik bölgelerinde yaz aylarındaki işgücü verimliliğinin yüzde 52’ye varan oranlarda azalabileceği öngörülüyor. Bu risk, güçlü bir El Nino’nun gelişmesi durumunda kısa vadede de artabilir. El Nino, küresel sıcaklıkları geçici olarak yükselterek, zaten sanayi öncesine göre 1,3 dereceden fazla ısınmış bir dünyaya eklenmiş olur.
Tarım Ürünleri ve Gıda Güvenliği Tehdit Altında
Kıtalararası Organik Çiftçiler Ağı Başkanı Shamika Mone, aşırı sıcakların çiftçilik işini daha da zorlaştırdığını belirtti. Mone, “Tarımda ısı stresi, giderek gıda güvenliği zincirinin en kritik halkalarından biri haline geliyor. Sıcaklık arttıkça yalnızca ürünler değil, o ürünleri eken, sulayan, toplayan ve taşıyan emek de baskı altında kalıyor. İşgücü kaybı büyüdükçe hasat takvimleri aksayabiliyor, verim düşebiliyor, ürün kalitesi bozulabiliyor ve maliyetler artabiliyor. Bu da gıda fiyatları ve arz güvenliği üzerinde yeni bir baskı yaratıyor” dedi.
Mone ayrıca, “Önümüzdeki dönemde sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanması bekleniyor. Bu nedenle tarım işçilerini korumaya yönelik önlemler, yalnızca çalışma koşullarını iyileştiren sosyal politikalar olarak değil, aynı zamanda gıda güvenliğini koruyan stratejik adımlar olarak öne çıkıyor. Isı stresi arttıkça, tarladaki gölge, su, dinlenme, erken uyarı ve çalışma saati düzenlemeleri tarımsal üretimin devamlılığı için temel ihtiyaç haline geliyor” ifadelerini kullandı.




