İran’dan İsrail’e 4 cepheli saldırı planı iddiası
İsrail kaynakları, İran’ın Hizbullah, Hamas, Husiler ve Irak’taki gruplarla İsrail’e karşı eş zamanlı saldırı planı üzerinde çalıştığını öne sürdü.
İran ile İsrail arasındaki gerilim sürerken, olası yeni bir çatışmanın birden fazla cephede aynı anda başlayabileceğine ilişkin iddialar gündeme geldi. İsrail kaynaklı değerlendirmelere göre Tahran, İsrail’e yönelik muhtemel bir saldırıda bölgedeki müttefik silahlı grupların eş zamanlı hareket etmesini öngören bir strateji üzerinde çalışıyor.
İran’dan İsrail’e 4 cepheli saldırı planı iddiasının merkezinde Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas, Yemen’deki Husiler ve Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplar bulunuyor. Bu yapıların aynı anda harekete geçirilmesi halinde İsrail’in Lübnan, Gazze, Yemen ve Irak bağlantılı tehditlerle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
İsrail tarafındaki analizlerde, bu yaklaşımın şekillenmesinde 7 Ekim 2023 saldırılarının etkili olduğu öne sürüldü. Hamas’ın saldırısının ardından diğer cepheler farklı zamanlarda hareketlenmiş, İran ve Hizbullah ise aynı anda savaşa dahil olmamıştı. Tahran’ın yeni bir çatışmada benzer bir tablonun oluşmasını istemediği ve ilk aşamadan itibaren koordineli bir baskı kurmayı hedeflediği iddia ediliyor.
Söz konusu senaryoda amaç, İsrail üzerindeki askeri baskıyı tek bir bölgeyle sınırlamamak olarak aktarılıyor. Böyle bir planın uygulanması durumunda İsrail’in hava savunma sistemleriyle askeri kaynaklarını aynı anda farklı cephelere yönlendirmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
İsrail basınına yansıyan haberlerde, İran Devrim Muhafızları Ordusu bünyesindeki Kudüs Gücü’nün bölgedeki gruplarla temaslarını artırdığı da ileri sürüldü. Üst düzey yetkililerin Hizbullah, Husiler ve Irak’taki İran yanlısı silahlı grupların komutanlarıyla görüştüğü, bu temaslarda olası bir çatışmanın genişletilmesi ve cepheler arasındaki koordinasyonun ele alındığı iddia edildi.
İran uzun süredir Orta Doğu’nun farklı noktalarında kendisine yakın silahlı gruplarla ilişkilerini sürdürüyor. Hizbullah bu ağın en güçlü unsurlarından biri olarak öne çıkarken, Husiler ile Irak’taki İran yanlısı gruplar da bölgesel güvenlik denkleminde önemli rol oynuyor. Son değerlendirmeler, Tahran’ın bu yapıları birbirinden bağımsız hareket eden unsurlar olmaktan çıkarıp ortak bir strateji çerçevesinde koordine etmeye çalışabileceğine işaret ediyor.
Yemen ve Irak’ın olası bir çatışmadaki rolünün özellikle dikkat çektiği belirtiliyor. Husiler daha önce İsrail’e balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlerken, Irak’taki İran yanlısı gruplar da İsrail’e yönelik eylemler gerçekleştirdiklerini açıklamıştı. Bu nedenle İsrail’in yalnızca yakın sınırlarından değil, uzak bölgelerden gelebilecek füze ve İHA saldırılarıyla da karşılaşabileceği değerlendiriliyor.
İsrail kaynaklarının üzerinde durduğu temel nokta, yeni bir savaşın nasıl başlayacağı. 7 Ekim sonrasında cepheler zaman içinde genişlerken, öne sürülen yeni senaryoda İran ve müttefiklerinin çatışmanın ilk anlarından itibaren birden fazla noktadan baskı kurmayı deneyebileceği iddia ediliyor.
Ancak İran’ın böyle bir saldırı kararı aldığına ya da operasyon için tarih belirlediğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle İran’dan İsrail’e 4 cepheli saldırı planı iddiası, şu aşamada İsrail kaynaklı güvenlik değerlendirmeleri ve bölge basınında yer alan haberlerle sınırlı bir senaryo olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte Kudüs Gücü’nün bölgedeki gruplarla temas kurduğu yönündeki iddialar, İsrail’de olası askeri koordinasyona ilişkin endişeleri artırıyor.




