New York Borsası, Petrol Fiyatlarındaki Artışla Düşüş Yaşadı
New York borsası, Orta Doğu’daki gerilim ve zayıf istihdam verileriyle haftayı düşüşle kapadı.
New York borsası, Orta Doğu’daki artan gerilim ve petrol fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra ABD’de açıklanan zayıf istihdam verilerinin etkisiyle haftanın son işlem gününü kayıpla tamamladı. Kapanışta Dow Jones endeksi 450 puanın üzerinde değer kaybı yaşayarak yüzde 0,95 azalarak 47.501,55 puana geriledi. S&P 500 endeksi yüzde 1,33’lük bir düşüşle 6.740 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 1,59’luk kayıpla 22.387,68 puana indi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın karşılık olarak verdiği tepkiler devam ederken, zayıf gelen istihdam verileri borsa üzerinde olumsuz bir etki yarattı. Orta Doğu’daki çatışmalara dair gelişmeler yatırımcıların dikkatini çekerken, ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran ile ‘koşulsuz teslimiyet’ dışında bir anlaşma olmayacağını vurguladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, bölgede artan çatışmalar nedeniyle durma noktasına gelirken, bu durum petrol fiyatlarının yükselmesine sebep oldu. Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi’nin Körfez ülkelerinin enerji ihracatını durdurabileceğine dair açıklamaları, petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini öngörmesine neden oldu.
Brent petrolün varil fiyatı, Türkiye Saati ile 00.00 itibarıyla yüzde 8’in üzerinde artarak 92,3 dolara, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise yüzde 12’den fazla artışla 90,8 dolardan işlem gördü. Bu gelişmelerle birlikte, S&P 500’deki dalgalanmayı gösteren ‘korku endeksi’ olarak bilinen VIX Endeksi 29,5 seviyesine yükseldi.
Artan enerji maliyetlerinin enflasyonu tetikleyeceği endişeleri sürerken, ABD’de açıklanan istihdam verileri, ekonomide kayıplar yaşandığını ortaya koydu. ABD Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, tarım dışı istihdam şubatta 92 bin kişi azalarak işsizlik oranı yüzde 4,3’ten yüzde 4,4’e yükseldi. Ocak ve geçen yılın aralık ayı verilerinde de aşağı yönlü revizyonlar yapıldı.
Analistler, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın faiz indirimine zemin hazırlayabileceğini belirtirken, petrol fiyatlarının yüksek kalmasının enflasyonu artırma riski taşıdığına dikkat çektiler. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları da takip edilmeye devam ediyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, Bloomberg’e verdiği röportajda, İran ile olası bir savaşın enflasyon üzerinde kalıcı bir etkisi olmasını beklemediğini ifade etti.
Benzin fiyatlarındaki artışın tüketiciler üzerinde kısa vadede bir fiyat şoku yaratabileceğini belirten Waller, bu durumun kalıcı enflasyona yol açma ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, CNBC’ye verdiği röportajda, şubat ayına ait zayıf istihdam verilerinin para politikası açısından karar alma sürecini zorlaştıracağını ifade etti. Daly, iş gücü piyasasının istikrar kazanacağına dair umutların fazla abartıldığını belirtti.
Boston Fed Başkanı Susan Collins, para politikasında aciliyet görmediğini ve enflasyonun kalıcı olarak yüzde 2 hedefine doğru inmesi için net kanıtlar aradığını, bunun yılın ikinci yarısında gerçekleşebileceğini söyledi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ise faiz oranlarının bir süre daha sabit tutulması gerektiğini belirtti.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran, zayıf istihdam verilerinin merkez bankasının faiz oranlarını düşürmesine yönelik gerekçesini güçlendirdiğini ifade etti. Miran, enflasyon sorunları olmadığını ve iş gücü piyasasının para politikasından daha fazla destek alabileceğini aktardı.
Öte yandan, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock’ın artan para çıkışları nedeniyle özel kredi fonlarından para çekme işlemlerini sınırladığına dair haberler, piyasalardaki endişeleri artırarak şirketin hisselerinin yüzde 7,1 değer kaybetmesine yol açtı.




