Hanımların Hatibi: Esmâ bint Yezîd’in Hayatı ve Mirası
Esmâ bint Yezîd, hanımların hatibi olarak bilinen önemli bir sahabedir. Hayatı ve dini konulardaki cesaretiyle dikkat çekmektedir.
Esmâ bint Yezîd, Evs kabilesinin Abdüleşheloğulları’na mensup olup, Peygamberimize (sas) ilk biat eden kadınlardan biridir. Hz. Esmâ, Allah Resûlü’nün Elçisi Muâz b. Cebel’in halasının kızıdır ve Bey’atürrıdvân’da Peygamberimize biat edenler arasındadır. Cömertliği ile tanınan Hz. Esmâ, Resûlullah Efendimize (sas) sürekli hizmet etmek ve ona ikramda bulunmak isterdi. Evinde bulunan yiyecek ve içecekten fırsat buldukça Efendimiz’e (sas) gönderir, zaman zaman da Efendimizin hâne-i seâdetine gelerek, diğer hanımlarla sohbet ederdi.
Hz. Esmâ’nın ilme olan merakı, açık sözlülüğü ve düzgün konuşması, onu diğer sahabiler arasında öne çıkaran özelliklerindendir. Bir gün, hanım sahabiler, zihinlerini meşgul eden bazı konuları öğrenmek için Hz. Esmâ’yı temsilci olarak seçtiler. Hz. Esmâ, Peygamberimizin (sas) huzuruna giderek, “Anam babam sana feda olsun yâ Resûlullah! Ben sana kadınların elçisi olarak geldim. Allah seni bütün erkek ve kadınlara peygamber göndermiştir. Biz sana ve senin rabbine iman ettik. Kadın olduğumuz için evlerinizde kapanıp kalmış, nefislerinizi tatmin etmiş ve çocuklarınızı karnımızda taşımışızdır. Siz erkekler ise cuma namazı kılmak, camiye ve cemaate çıkmak, hastaları ziyaret etmek, cenazelerde bulunmak, birden fazla hacca gitmek gibi hususlarda bize üstünlük sağlamış bulunuyorsunuz. Bütün bunların en önemlisi Allah yolunda cihad etmektir. Fakat siz hac veya umre için yahut düşmanla savaşmak üzere evinizden çıktığınız zaman mallarınızı biz koruruz, iplik eğirip size elbise yaparız, çocuklarınızı besleriz. Buna göre bizler sizin kazandığınız hayır ve sevaplarda size ortak olamaz mıyız?” dedi.
Hz. Esmâ’nın bu sözlerini dikkatle dinleyen Resûl-i Ekrem (sas), ashabına dönerek, “Siz bir kadından, din konusunda sorduğu bir soruda bundan daha güzel söz işittiniz mi?” diyerek onun cesaretini takdir etti. Peygamberimiz (sas), Hz. Esmâ’ya, “Ey hanım, iyi anla ve seni buraya gönderen hanımlara da iyice anlat ki bir kadının kocasıyla güzel geçinip onun hoşnutluğunu kazanması sevap bakımından o saydığın üstünlüklerin hepsine denktir.” diyerek onun sözlerini onayladı. Bu olaydan sonra Hz. Esmâ, “hatîbetü’n-nisâ” yani hanımların hatibi olarak anılmaya başlandı.
Hz. Esmâ, kadınların Kur’an ve sünnet konusunda erkek sahabiler gibi doğrudan Resûlullah’tan (sas) eğitim almak istediklerini iletmişti. Peygamberimiz (sas) bu isteği olumlu karşılayarak hanımlara özel bir gün tahsis etti. Bu özel gün dışında, hanımlar Mescid-i Nebevî’ye gelerek sabah namazı da dahil olmak üzere vakit namazlarına katılıyor ve Hz. Peygamber’in (sas) hutbe ve vaazlarını dinliyorlardı.
Esmâ bint Yezîd, Hz. Peygamberimize (sas) dini konularda sorular sormaktan çekinmemiştir. Örneğin, Hz. Âişe validemizin de bulunduğu bir ortamda, hayızdan ve cünüplükten nasıl yıkanıp temizleneceğini sormuştur. Hz. Âişe, bu cesareti takdir ederek, “Şu ensar kadınları ne iyi kadınlardır! Utanma duygusu onları, dinî (hükümleri) sorup öğrenmekten alıkoymuyor.” demiştir. Utanma duygusunun, dini öğrenme konusunda bir engel teşkil etmediğini göstermişlerdir. Hz. Esmâ, Hz. Peygamberimiz’den (sas) seksen bir hadis rivayet etmiştir. Bu hadislerden bazıları, “Kim Allah rızası için bir mescid yaparsa, Allah da o kimseye cennette bir ev yapar.” ve “Size insanların en hayırlısını haber vereyim mi?” şeklindedir.
Esmâ bint Yezîd, savaşlarda da cesaretiyle ön plana çıkmış, özellikle Yermük Savaşı’nda dokuz Bizans askerini öldürdüğü rivayet edilmektedir. Hayber Gazvesi ve Mekke’nin fethi gibi önemli olaylarda da yer almıştır. Daha sonra Dımaşk’a yerleşmiş ve burada vefat etmiştir.




