Danıştay, MEB Disiplin Amirleri Yönetmeliği Davasını Reddetti
Danıştay, MEB Disiplin Amirleri Yönetmeliği’ne ilişkin açılan davayı reddetti. Mahkeme, baroların dava açma ehliyetinin bulunmadığına hükmetti.
Danıştay 12. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklere ilişkin olarak 11 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemenin, ‘Hukuk Müşaviri, Avukat’ ibarelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebini reddetti.
Mahkeme, dava konusu olan yönetmelikteki değişikliklerin, doğrudan davacı baronun tüzel kişiliği veya üyelerinin haklarını etkilemediğini belirtti. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesinde barolara verilen görevlerle ilgili herhangi bir düzenlemenin de yer almadığını vurguladı.
Anayasa’nın 135. maddesinde kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, belirli bir mesleğe mensup olanların ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla kurulduğu ifade edilmektedir. Bu kuruluşların, kuruluş amaçları dışında faaliyet gösteremeyecekleri de belirtilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda baroların, avukatlık mesleğini geliştirmek ve meslek mensuplarının ilişkilerinde dürüstlüğü sağlamak amacıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak tanımlandığına dikkat çekildi. Bu çerçevede, baroların yalnızca kuruluş kanunlarında belirtilen amaçlar doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip oldukları ifade edildi.
Dava konusu yönetmelikte, MEB bünyesinde görev yapan disiplin amirlerinin belirlenmesine yönelik düzenlemelerin yer aldığı, iptali istenen düzenlemenin ise baronun üyelerinin avukatlık sıfatıyla değil, MEB Merkez Teşkilatı’nda görevli hukuk müşaviri ve avukatların disiplin amirinin ‘Daire Başkanı’ olarak belirlenmesiyle ilgili olduğu anlaşıldı.
Sonuç olarak, yapılan değerlendirmeler neticesinde davacı baronun dava açma ehliyetinin bulunmadığına hükmedildi. Bu nedenle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verildi.
Karar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca verildi ve davacı üzerinde yargılama giderleri bırakıldı. Ayrıca, kullanılmayan harçların iade edilmesi kararlaştırıldı. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde temyiz yolu açık olduğu belirtildi.




