Salih Tuna’dan uyarı: Yemen’de şeytani tuzak ve risk

Salih Tuna, Yemen’de şeytani tuzak bulunduğunu savunarak Müslüman ülkeleri uyardı; Ensarullah, İran ve Mekke İttifakı için gerilim riskine dikkat çekti.

Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna, Yemen’deki gelişmeleri değerlendirdiği yazısında İsrail’in bölgedeki hedefleri açısından Ensarullah yönetiminin oluşturduğu engeli öne çıkardı. Tuna, Müslüman ülkelerin bu süreçte birbirine karşı kullanılabileceğini belirterek Yemen’de şeytani tuzak bulunduğunu savundu.

Bölgesel gerilim ve Babülmendep vurgusu

Tuna, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki Şeyh Dağı’ndan yaptığı ve bölgedeki hâkimiyet iddiası taşıyan açıklamaları hatırlattı. Yazara göre İsrail’in “mutlak kontrol” hedefi, Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep’te yaşanan gelişmeler nedeniyle ciddi bir sınamayla karşı karşıya.

Yazısında Ensarullah’ın El-Muha Limanı ve Kızıldeniz çevresindeki etkinliğine dikkat çeken Tuna, bu durumun İsrail’e ve bölgedeki ticaret güzergâhlarına baskı oluşturduğunu ileri sürdü. Küresel deniz rotalarında yaşanan aksamalara işaret eden yazar, ABD donanmasının da bu tablo karşısında çözüm üretmekte zorlandığını iddia etti.

Tuna, askeri yöntemlerin sonuç vermemesi hâlinde devreye sokulduğunu düşündüğü yöntemi ise “Müslümanları birbirine karşı kullanmak” şeklinde nitelendirdi. Bu kapsamda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan oluşan Mekke İttifakı’nın Ensarullah ve İran’a karşı yönlendirilmek istenebileceği değerlendirmesini yaptı.

Yazar, Amerikalı Senatör Joe Wilson’a atfedilen “birine yapılan saldırı hepsine yapılmış sayılır” yaklaşımının, ittifak üyelerini Yemen’de çatışmaya çekme amacı taşıyabileceğini öne sürdü. Böyle bir senaryoda Müslüman ülkelerin askerlerinin çatışmaya sürüklenirken İsrail’in güvenliğinin sağlanacağını savunan Tuna, bu ihtimali sert ifadelerle eleştirdi.

Çatışma riskine karşı birlik çağrısı

Tuna, olası bir gerilimin yalnızca Mekke İttifakı ülkeleri için değil, Ensarullah ve İran açısından da dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın doğrudan hedef alınmasının, ittifakın “bir üyeye yönelik saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı” ilkesi nedeniyle daha geniş kapsamlı bir çatışmayı tetikleyebileceğini yazdı.

İsrail’e karşı durulması gerektiğini savunan Tuna, buna karşın Suudi Arabistan’la güven artırıcı adımlar atılmasının ve ittifakı zayıflatacak hamlelerden kaçınılmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Mekke İttifakı’nın kurucu ortakları arasında yer almasını ise bölgedeki birlik arayışı açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdi.

Salih Tuna yazısını, Müslüman ülkelerin İsrail’in güvenliğini kendi aralarındaki çatışmalar üzerinden sağlamaya hizmet edecek bir plana karşı dikkatli olması gerektiği mesajıyla tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu