Öztürkler: Mekke Anlaşması, Güç Birliği ve İşbirliği Getiriyor
Ziya Öztürkler, Mekke Anlaşması’nın bölgedeki güç birliği ve işbirliği açısından önemine dikkat çekti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, bölgesel sorunların çözümünde birlik ve beraberlik açısından kayda değer bir gelişme olduğunu ifade etti.
Kahramanmaraş’ta bir dizi ziyaret gerçekleştiren Öztürkler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kendileri için memnuniyet verici bir gelişme olduğunu belirtti.
Anlaşmanın bölgedeki güç birliği açısından taşıdığı öneme değinen Öztürkler, Suudi Arabistan’ın ekonomik ve coğrafi konumunun yanı sıra enerji kaynaklarının, Pakistan’ın ise nüfusu ve nükleer kapasitesinin bu anlaşmayı önemli kıldığını dile getirdi.
Öztürkler, güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için de güç kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, bu coğrafyada yeni dengelerin oluştuğu bir dönemde Mekke Anlaşması’nın imzalanmış olması büyük bir önem taşımaktadır. Bu anlaşma, sadece askeri bir işbirliği değil, birçok alanda devam edecek bir güç birliğidir,” dedi.
Türkiye’nin savunma alanındaki gelişmelerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne dikkat çeken Öztürkler, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın stratejik özelliklerinin anlaşmayı daha da önemli hale getirdiğini kaydetti.
Birçok ülkenin savunma ve ekonomik işbirliği alanında anlaşmalar imzaladığını hatırlatan Öztürkler, Mekke Anlaşması’nın tarihi ve manevi değerler taşıdığını da sözlerine ekledi.
Öztürkler, Türkiye’nin terörle mücadelede yaşadığı zorluklara da değinerek, terörsüz bir Türkiye vizyonunun önemini vurguladı. Türkiye’nin güçlü bir ülke olduğunu belirten Öztürkler, “Türkiye Cumhuriyeti, bu aşamada güçlü bir şekilde ilerlemektedir ve terörsüz Türkiye vizyonu bu süreçte kritik bir öneme sahiptir. Bu yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yüksek bir oy oranıyla kabul edilmesi de takdir edilmelidir,” dedi.
Türkiye’nin sorunlarından arınarak daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğine inandığını ifade eden Öztürkler, bunun Kıbrıs Türk halkına güven ve huzur verdiğini belirtti. 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askerinin adaya gelmesiyle Kıbrıs Türk halkının huzur içinde yaşamını sürdürdüğünü hatırlatan Öztürkler, Türkiye’nin her zaman Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu vurguladı.
Öztürkler, Türkiye’nin uluslararası alandaki konumunun güçlendiğine de dikkat çekerek, NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmesinin bunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Dünyada insan hakları ve hukukun yeterince dikkate alınmadığı bir dönemden geçildiğini belirten Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü duruşunun hem ülke hem de Kıbrıs Türk halkı için büyük önem taşıdığını söyledi.
Öztürkler, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki sınırların mayınlardan arındırılmasına yönelik önerisinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından reddedilmesinin kendisi açısından sürpriz olmadığını ifade etti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bugüne kadar Avrupa Birliği ve BM tarafından desteklendiğini belirten Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının Annan Planı’na olumlu oy verdiğini, ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin olumsuz oy kullandığını hatırlattı.
O dönemde AB ve BM’nin Kıbrıs Türk halkına yönelik birçok vaatte bulunduğunu ancak bunların yerine getirilmediğini ifade eden Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB üyeliği ile ödüllendirildiğini belirtti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürülebilir bir anlaşma isteniyorsa, BM’nin süreçleri adil bir şekilde yönetmesi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların hafifletilmesi ve kaldırılmasının zamanının geldiğini belirten Öztürkler, “Eğer BM ve dünya bugün sürdürülebilir, gerçekçi bir anlaşma istiyorsa, Kıbrıs Türk halkına karşı uygulanan haksız izolasyonları kaldırmakla işe başlanması gerekir,” şeklinde konuştu.
Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkı açısından tartışma konusu olamayacağını vurgulayan Öztürkler, Türkiye ile KKTC arasındaki bağların sarsılmaz ve kopmaz olduğunu ifade etti. Sözlerini, “1974’ten itibaren Türk askeri adada olduğu için, Türk askerinin gücü ve itici kuvveti sayesinde, Güney Kıbrıs ne kadar silahlanırsa silahlansın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne el kaldırmaya cesaret edemez. Bu durum, adadaki barışı sağlar,” diyerek tamamladı.




