Hristiyan-Siyonistlerin Gerçek Yüzü Ortaya Çıkıyor

Hristiyan-Siyonistlerin gerçek yüzü, alternatif medya sayesinde gün yüzüne çıkıyor. Genç Evanjeliklerin destekleri azalıyor.

Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu

Hristiyan-Siyonistlerin gerçek yüzü ortaya çıkıyor..

İsrail’in ABD’deki en fanatik destekçileri olarak bilinen Hristiyan-Siyonistler, kendilerini “Beyaz Evanjelik Hristiyanlar” olarak tanımlıyor. Bu grup, 1980’lerden bu yana Cumhuriyetçi Parti’ye sıkı bir destek veriyor ve bu durum, Cumhuriyetçi Başkanların Ortadoğu politikalarında Hristiyan Siyonistlerin etkisini artırıyor. İsrail, Amerikan Yahudilerinden ziyade Hristiyan Siyonistlere daha fazla güveniyor.

İsrail Lobisi’nin hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilere yaptığı yatırımlar, bu baskıyı daha da güçlendiriyor. Medyanın İsrail yanlısı anlatıları kamuoyuna yayması da bu etkiye katkıda bulunuyor. Ancak, son zamanlarda Amerikan halkı ve özellikle genç Evanjelikler arasında İsrail’e olan destekte belirgin bir azalma gözlemleniyor. Bu destek, yalnızca yaşlı Evanjelikler arasında yüksek kalırken, genç nesil arasında bir kopuş yaşanıyor.

Trump’ın destekçileri arasında “Önce Amerika” ve “Önce İsrail” görüşleri arasında süregelen çatışma, bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Hristiyan-Siyonistlerin koşulsuz desteklerinin yarattığı ahlaki sorunlar, bazı Evanjeliklerin Katolikliğe geçiş yapmasına neden oluyor. Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz gibi isimler, Hristiyan-Siyonistlerin Cumhuriyetçi Parti üzerindeki etkisinden endişe duyuyor.

Bu anlatının hedeflerinden biri, podcast yayıncısı Tucker Carlson. Genç izleyici kitlesine sahip olan Carlson, Cumhuriyetçi Parti’nin ve Trump’ın İsrail politikalarını eleştirdiği için Hristiyan-Siyonistlerin tepkisini çekiyor. Hristiyan-Siyonistler, İsrail’i “Hristiyan Batı” ve “Müslüman Doğu” arasındaki bir medeniyet savaşının ön cephesi olarak tanımlamaya çalışıyor. Amerikan liberalleri ve Neoconlar da bu anlatıyı destekliyor.

1950’lerden bu yana ana akım medya, “İsrail-Filistin çatışması”nı yalnızca İsrail perspektifinden sunarak Amerikan kamuoyunu şekillendirdi. Ancak, genç Amerikalılar alternatif haberlere yönelmeye başladı. Carlson’un podcast’i, bu alternatiflerden biri haline geldi.

Hristiyan-Siyonistler, Filistinlileri Hristiyanlara zulmeden bir grup olarak göstermeye çalışsalar da, gerçek durum tam tersidir. İsrail, sadece Filistinli Müslümanları değil, aynı zamanda Filistinli Hristiyanları da topraklarından sürmeye çalışıyor. Örneğin, İsrail’in Gazze’deki en eski kiliselerden birini bombalaması, bu saldırının kazaen gerçekleştiği yönündeki propaganda çabalarına rağmen Amerikan kamuoyunu ikna edemedi.

İsrail’in Lübnan’daki Hristiyan yerleşimlerine yönelik saldırıları ve bir Hristiyan rahibin hayatını kaybetmesi, Hristiyan-Siyonistlerin sahte anlatılarını çürüttü. Alternatif haber kanalları, İsrail’in suçlarını artık gizleyemiyor. Son olarak, İsrailli askerlerin Güney Lübnan’da bir kiliseye girerek yaptıkları hakaretler ve bir askerin İsa heykelini balyozla parçaladığı görüntüler, Hristiyan-Siyonistleri zor durumda bıraktı. Başlangıçta bu görüntülerin sahte olduğunu savunsalar da, gerçekler ortaya çıktı.

Tucker Carlson, son podcast yayınında Hristiyan-Filistinli aktivist Alice Kisiya ile yaptığı söyleşide, İsrail’in Hristiyanlara yönelik zulmünü gözler önüne serdi. Carlson, İsa heykelini parçalayan askerin kullandığı balyozun, üniformasının ve silahının maliyetinin Amerikalı vergi mükellefleri tarafından karşılandığını vurguladı.

Hristiyan-Siyonistler, eleştirileri “Hristiyan karşıtı” olarak nitelendirmeye çalışarak bir sahtekarlık yapıyor. Carlson, Evanjelik kiliselerin, İsrail’in zulmüne uğrayan Filistinli Hristiyanlara yardım etmediğini de belirtti. Hristiyan-Siyonist liderler, genç Evanjeliklerin kiliselerden kopmasından endişe duyuyor ve bu durum, Siyonistlerin ABD’nin İsrail’e olan koşulsuz desteğinin sona ermesinden duyduğu korkuyu artırıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu