NATO Zirvesi Türkiye’nin Gücünü Gözler Önüne Serdi

NATO Zirvesi, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yükselişi ve bölgesel rolünü vurguladı. Yunanistan ve İsrail’de endişe yarattı.

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, Türkiye’nin bölgedeki rolü ve savunma sanayisindeki gelişimi üzerine dikkat çekti. Yunanistan ve İsrail medyası, Türkiye’nin artan gücünü ve yeni jeopolitik dengelerdeki yerini detaylı bir şekilde ele aldı.

Yunanistan merkezli Banking News, zirve kapsamında Ankara’ya gelen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in resmi karşılanması sırasında çalınan Mehter Marşı’na vurgu yaptı. Gazete, Mehter Takımı tarafından seslendirilen “Ceddin Deden” marşının sosyal medyada büyük yankı uyandırdığını ve Yunanistan’da farklı yorumlara yol açtığını belirtti.

Banking News, “Ceddin Deden” marşının Osmanlı askeri müziğinin en bilinen eserlerinden biri olduğunu ve Osmanlı askeri geleneğini simgelediğini ifade etti. Analizde, marşın sözlerinin Türk milletinin askeri tarihini ve vatanseverliğini övdüğü, ataların cesaretine, Türk ordusunun onuruna ve düşmanlara karşı kararlılığa vurgu yaptığı aktarıldı. Sosyal medya kullanıcılarının büyük bir kısmı, Türk tarafının Miçotakis’i karşılarken seçtiği müziğin hem sözleri hem de taşıdığı sembolik anlamı tartıştığını dile getirdi.

Bazı yorumcular, Mehter Takımı’nın devlet törenlerinde ve yabancı liderlerin resmi ziyaretlerinde sıkça yer almasının bu uygulamanın olağan olduğunu savunurken, diğerleri marşın tarihi ve sözleri nedeniyle seçimin sembolik bir anlam taşıdığı görüşünü dile getirdi.

Banking News’de yer alan bir başka analizde ise ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyduğu saygıya dikkat çekildi. Trump’ın son açıklamalarında, hem kendisinin hem de Putin’in Erdoğan’ı “sert ama tutarlı” bir lider olarak gördükleri belirtildi. Türkiye’nin güçlü ordusunu koruması, savunma sanayisine yaptığı yatırımlar ve dış politikada bağımsız hareket edebilme yeteneği, Ankara’nın elini güçlendiren unsurlar olarak öne çıktı.

Türkiye ekonomisinin Yunanistan’dan yaklaşık beş kat daha büyük olduğu vurgulanan analizde, Ankara’nın güçlü savunma sanayisi sayesinde askeri kapasitesini artırmaya devam ettiği ifade edildi. Yunanistan hükümetine yönelik eleştirilerde ise ülkenin dış politikada yeterince etkili olamadığı savunuldu. Yunanistan’ın “evet diyen bir ülke” imajı çizdiği ve bağımsız, çok yönlü bir dış politika geliştiremediği iddia edildi. Analiz, Türkiye’nin jeopolitik alanda Yunanistan’ın önüne geçtiğini vurgulayarak, “Türkiye bizi geride bıraktı ve biz ne yapacağımızı bilmeden sadece izliyoruz. Aradaki fark korkunç seviyede.” değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da Türkiye’nin F-35 programına olası dönüşüne ilişkin verdiği mesajların Atina’da dikkatle takip edildiğini yazdı. Trump’ın açıklamalarının Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana yürütülen temasların bir sonucu olduğunu belirten gazete, sürecin Tel Aviv-Washington hattındaki görüş ayrılıkları nedeniyle geçici olarak yavaşladığını öne sürdü. F-35 meselesinin Türkiye ile ABD arasındaki bir konu olduğunu ifade eden Kathimerini, bu nedenle Atina’nın kamuoyu önünde sert açıklamalardan kaçındığını aktardı.

İsrail gazetesi Maariv, Türkiye’nin F-35 programına katılmasının yalnızca İsrail’de değil, Yunanistan’da da rahatsızlık yarattığını ve her iki ülkenin Ankara’ya F-35 satışını engellemek için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü öne sürdü. “Yunanistan ve İsrail şu anda satışı engellemek için çalışıyor” ifadesine yer veren Maariv, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin süreci dikkatle izlediğini belirtti.

Tel Aviv merkezli Yedioth Ahronot gazetesi, Barack Obama döneminin Beyaz Saray Özel Kalemi Rahm Emanuel’in Netanyahu’ya yönelik dikkat çekici eleştirilerde bulunacağını yazdı. Haberde Emanuel’in, uzun yıllardır İsrail’e verdiği destekle tanındığına dikkat çekilirken, “İki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut haliyle sürdürülemeyeceğini vurgulayacak” denildi. Washington’un yıllardır sağladığı konforun İsrail’in politikalarının sorgulanmasının önüne geçtiği ifade edildi.

İsrail gazetesi Calcalist, NATO Zirvesi’nin Türkiye’ye uluslararası arenada önemli bir stratejik fırsat sunduğunu belirtti. Haberde, Batı ittifakının artık yalnızca caydırıcılık mesajlarıyla yetinmediği, savunma sanayisi alanında üretim kapasitesi, motor teknolojileri, füze sistemleri, insansız hava araçları ve mühimmat stokları gibi somut başlıklara odaklandığı ifade edildi. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisine büyük yatırımlar yaptığı ve bağımsız bir üretim altyapısı oluşturduğu vurgulandı. Avrupa ülkelerinin üretim darboğazları ve artan maliyetlerle mücadele ettiği belirtilirken, Türkiye’nin daha hızlı, esnek ve düşük maliyetli üretim kapasitesiyle öne çıktığı kaydedildi. Türkiye’nin milli savaş uçağı KAAN projesinin, Ankara’nın savunma sanayisindeki dönüşümünün en önemli göstergelerinden biri olduğu ifade edildi. Türkiye’nin gelişmiş hava gücüne sahip olmasının Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki dengeleri doğrudan etkileyebileceği belirtildi. Calcalist, Türkiye’nin ABD açısından “Rusya ile denge kurabilecek, İran’ın etkisini sınırlayabilecek ve Batı çıkarlarını koruyabilecek güçlü bir müttefik” konumunda olduğunu vurguladı. NATO Zirvesi’nin Türk savunma sanayisine küresel görünürlük kazandırdığı, ABD ile yapılacak anlaşmaların ise Ankara’nın yeni pazarlar kazanmasına yardımcı olabileceği ifade edildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu