ABD, İran’daki Okul Saldırısını Doğruladı: 168 Çocuk Hayatını Kaybetti

ABD, İran’daki okul saldırısının sorumlusunun kendisi olduğunu doğruladı. 168 çocuk hayatını kaybetti.

ABD’de yürütülen askeri soruşturma, 28 Şubat’ta İran’ın Minab kentinde bulunan Şacaraha Tayyibe ilkokuluna düzenlenen saldırıda 168 çocuğun hayatını kaybetmesine yol açan füze saldırısının, ‘güncelliğini yitirmiş hedef verileri’ nedeniyle gerçekleşmiş olabileceğini ortaya koydu. Amerikan basınında yer alan haberlere göre, bu durum, Başkan Donald Trump’ın İran’ın sorumlu olabileceği yönündeki iddiasını zayıflatıyor.

ABD merkezli The New York Times tarafından doğrulanan bir video, saldırının ardından okulun kalıntıları arasında hayatta kalanları arayan insanların çığlıklarını gösteriyor. Soruşturmanın sonuçlarına göre, bu saldırının sorumlusunun ABD ordusu olduğu iddia ediliyor. Bilgiler, ABD’li yetkililer ve ön bulgular hakkında bilgi sahibi olan diğer kişiler tarafından gazete ile paylaşıldı.

Saldırının, ABD ordusunun hedef belirleme hatasından kaynaklandığı belirtiliyor. Ön incelemelere göre, ABD ordusu, okulun daha önce bağlı olduğu bir İran askeri üssünü hedef alıyordu. Bu durum, saldırının planlanmasında kullanılan verilerin güncel olmadığını ortaya koyuyor.

Soruşturma hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) subaylarının, saldırı koordinatlarını belirlerken, Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) tarafından sağlanan eski verilere başvurduğunu ifade etti. Yetkililer, bulguların henüz ön aşamada olduğunu ve eski bilgilerin neden tekrar kontrol edilmediği konusunda hala önemli sorular bulunduğunu vurguladı.

Çocuklarla dolu bir okulun hedef alınması, son yılların en yıkıcı askeri hatalarından biri olarak nitelendiriliyor. İranlı yetkililer, saldırıda 168’i çocuk olmak üzere en az 175 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, New York Times’ın haberinde de belirtildiği gibi, soruşturmanın hala devam ettiğini söyledi. Soruşturma hakkında bilgi sahibi kişiler, eski verilerin neden kullanıldığı ve verileri doğrulamayan kişinin kim olduğu konusunda hala birçok sorunun cevapsız kaldığını belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu