PKK’nın Toplumsal Meşruiyet Kaybı ve Yalnızlık Süreci

PKK’nın işgal ettiği alanlarda halk üzerindeki baskıları ve toplumsal meşruiyet kaybı üzerine değerlendirmeler.

Yakup Köse/Star

PKK ve onun uzantılarının, ABD’nin hava bombardımanları sonrası boşalttığı bölgeleri ele geçirip, bu alanlarda halka uyguladıkları baskılar neticesinde toplumsal meşruiyetlerini kaybettikleri ifade ediliyor. Yakup Köse, bu durumun sonucunda yaşanan yalnızlığın da bu baskıların bir yansıması olduğunu belirtiyor.

ABD ve Avrupa’dan gelen askeri malzemelerle işgal edilen bölgelerde, PKK’nın feryatlarına kimse kulak asmıyor. Çekilen duygusal videolarla yardım talep eden terör örgütü, bekledikleri desteği bulamıyor. Zira, bu yardımları bekledikleri güçlerin şu an daha önemli meselelerle meşgul olduğu belirtiliyor.

PKK’nın işgal ettiği topraklarda halk üzerinde uyguladığı zulüm, örgütün toplumda sevilmemesine yol açtı. Kendilerine yönelik yapıldığını iddia ettikleri baskı ve şiddeti, bizzat halka uygulamış olmaları, bugün yaşadıkları yalnızlığın temel sebeplerinden biri olarak gösteriliyor. Bu tür durumlarda ağlamanın ve sızlanmanın bir anlamı yok.

Dünya genelinde devlet kavramı, silah ve güç sahibi olma ile tanımlanır. Suriye devleti de topraklarında silahın yalnızca kendi elinde bulunmasını istemekte haklıdır. PYD/SDG’nin işgal ettikleri alanlarda, ABD ve İsrail’in korumasında devletçilik oynaması, başkalarına silahlanma hakkı tanımamaları, Suriye devletinin bu durumu kabul etmesini imkânsız kılmaktadır. Yeni Suriye devleti, uzun bir aradan sonra vatandaşlık haklarını yeniden tanırken, bu tür bozgunculukların kabul edilemez olduğu vurgulanıyor.

DEAŞ ile mücadele ettiklerini iddia eden PKK’nın aslında, kendilerinin DEAŞ’tan daha zalim olduğu gerçeği de gözler önüne seriliyor. Suriye ordusunun, bulunduğu topraklardaki halkın mutluluğu, bu durumu açıkça ortaya koyuyor. Kurtuluş kutlamaları, bu sürecin devam ettiğini gösteriyor.

Kürtleri temsil ettiklerini iddia eden PKK’nın, Türkiye’deki destekçileri dışında kimse tarafından ciddiye alınmadığı ifade ediliyor. Müslüman Kürtleri temsil etmedikleri herkesin malumu. Geriye kalanların hayrını görmeleri bekleniyor ancak bu konuda pek de başarılı oldukları söylenemez. Kürtlerin İslam’dan uzaklaştırılması durumunda geriye ne kalacağı sorusu da gündeme geliyor; tıpkı Türklerin de İslam’dan uzaklaştırılması durumunda bir şey kalmayacağı gibi. Bu tür durumlar, sahnede gösteri yapmaya benzemez; er meydanında çıplak kalırsınız ve üzerinizi örtecek kimse bulamazsınız. Bugün olduğu gibi, ağlamak ve sızlanmak yok!

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu