Batı Şeria’da Sivil Kuşatma: İsrailli İşgalciler Aileleri Hapsediyor

Batı Şeria’nın Qusra köyünde İsrailli işgalcilerin iki aileyi kuşatması, bölgedeki insani krizi derinleştiriyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Qusra köyünde, İsrailli işgalcilerin pazar gününden bu yana iki Filistinli aileyi kuşatma altında tuttuğu bildirildi. Elektrik ve su bağlantıları kesilen aileler, dış dünyadan tamamen izole edilmiş durumda büyük bir korku yaşıyor. Olayın yaşandığı bölgeye giden gazeteciler ise İsrail askerleri tarafından engellendi. Bu durum, Batı Şeria’daki artan işgalci şiddetin son örneklerinden biri olarak kaydedildi.

Qusra köyünde, Abu Ridi ve Hassan aileleri, pazar gününden bu yana radikal işgalcilerin ablukası altında yaşam mücadelesi veriyor. BBC’nin aktardığı bilgilere göre, evlerinin su ve elektrik bağlantıları kesilen ailelerin yiyecek stokları tükenme noktasına geldi. Filistinlilere ait güvenlik kameraları, işgalcilerin pazar akşamı Abu Ridi ailesinin evinin dışındaki duvarı yıktığını ve yolu taşlarla kapattığını gösteriyor. Evde mahsur kalan yedi kişiye, aralarında iki küçük kız çocuğunun da bulunduğu, diğer Filistinlilerin ulaşması engellendi.

Aysha Hassan, evin kapısını kırmaya çalışan işgalcilerin taşlı ve sözlü saldırılarına maruz kaldıklarını belirterek, ailecek büyük bir korku yaşadıklarını ifade etti. Kuşatma altındaki ailelere, ancak salı gecesi bir Filistinli ambulans ulaşarak yiyecek temin edebildi ve bir çocuğu tıbbi tedavi amacıyla bölgeden çıkardı.

Olayın başlangıcında bölgeye intikal eden bazı İsrail askerlerinin, saldırgan işgalcilerle birlikte dua ederken görüntülenmesi büyük tepki çekti. İsrail ordusu, olayın ardından söz konusu güvenlik personeli hakkında disiplin soruşturması başlatılacağını duyurdu. Kuşatmayı haberleştirmek isteyen Haaretz gazetecileri ise pazartesi günü İsrail güçlerinin engeline takıldı. Gazetecilerin aracı yaklaşık iki saat boyunca bloke edilirken, askerler bölgenin “kapalı askeri alan” olduğunu öne sürdü. Ancak bu kısıtlamanın şiddet eylemlerini gerçekleştiren işgalcilere uygulanmaması dikkat çekti.

İsrailli insan hakları örgütü Yesh Din, ailelerin korunması ve yeni kurulan yasadışı işgalci karakolunun tahliye edilmesi yönündeki çağrılarının ardından tansiyon yükseldi. İsrail ordusu, evlere girilmesini ve el konulmasını “yasadışı ve kınanması gereken” bir eylem olarak nitelendirdi. Çarşamba günü, İsrail Merkez Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Avi Bluth ve üst düzey subayların bölgeye intikal etmesiyle, İsrail askerleri ile işgalciler arasında arbede yaşandı. Güvenlik güçleri, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullanırken, yerleşimcilere ait bir çadır söküldü.

Bölgedeki şiddet sarmalı yeni değil. Geçtiğimiz ay Qusra’da yeni tamamlanan bir cami ateşe verilmiş ve duvarlarına İbranice yazılar yazılmıştı. Temmuz ayında ise yakınlardaki Jalud köyünde benzer bir olay yaşanmış; bir Filistinli aile iki haftadan uzun süre evinde kuşatılmış ve ailenin ayrılmak zorunda kalmasının ardından işgalciler eve el koymuştu. BM verileri, Batı Şeria’daki insani krizin ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne seriyor. 2026 Yılı Can Kayıpları: Yıl başından bu yana İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından 18’i çocuk olmak üzere toplam 76 Filistinli öldürüldü. Aynı dönemde yaşanan çatışmalarda 3 İsrailli hayatını kaybetti. Ocak 2023’ten bu yana Batı Şeria’da 127 Filistinli topluluk tamamen veya kısmen yerinden edildi. Bu toplulukların 47’si bütünüyle boşaltılırken, olaylardan 6.390’dan fazla Filistinli etkilendi. Sadece bu yıl içinde işgalci şiddeti, ev yıkımları ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık yarısı çocuk 3.800 Filistinli topraklarından sürüldü.

Tüm bu tablonun karşısında İsrail’in BM Büyükelçisi Danny Danon, yerleşimlerin barışın önünde bir engel olduğu görüşünü kesin bir dille reddetti. Danon, İsrail’in bu topraklar üzerinde “dini, tarihî ve hukuki hakları” olduğunu savunarak, işgalin kalmaya ve büyümeye devam edeceğini açıkladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu