Keşmir: İnsan Hakları ve Kendi Kaderini Tayini Savunma Mücadelesi
Keşmir’deki insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukukun ihlali üzerine önemli değerlendirmeler.
Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Yousaf Junaid, Cammu ve Keşmir meselesinin, Birleşmiş Milletler gündemindeki en eski çözümsüz ihtilaflardan biri olduğunu vurguladı. Yaklaşık seksen yıldır devam eden bu sorun, Pakistan ve Hindistan arasında nükleer silahların gölgesinde tekrarlanan askeri krizlere yol açarak Güney Asya’nın barış ve güvenliğini tehdit ediyor.
Ancak Cammu ve Keşmir sorunu, yalnızca bir toprak meselesi değil; aynı zamanda Keşmir halkının kendi siyasi geleceğini belirleme hakkıyla da ilgilidir. Bu hak, BM Şartı’nın temel ilkelerinden biridir ve Cammu ve Keşmir’in statüsünün belirlenmesi için BM gözetiminde yapılacak bir halk oylamasını öngören 1948 ve 1951 tarihli Güvenlik Konseyi kararlarında yer almaktadır.
Hindistan Uluslararası Hukuka Aykırı Davranıyor
Her yıl 5 Ağustos, Hindistan’ın 2019 yılında Cammu ve Keşmir’in (IIOJK) anayasal statüsünü değiştiren tek taraflı adımlar attığı gün olarak anılmaktadır. Bu eylemler, uluslararası hukuka ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına aykırıdır ve tek taraflı bir eylem, bölgenin uluslararası alanda tanınmış tartışmalı statüsünü değiştiremez.
O tarihten bu yana Hindistan, bölgede demografik değişiklikler yaratma çabalarını artırmıştır. Cammu ve Keşmir yönetimi, 2025 yılı itibarıyla 3,5 milyondan fazla ikametgah belgesi düzenlemiş, bunların 83.000’den fazlası eski özerk devletin yerlisi olmayan kişilere verilmiştir. 2019 sonrası yapılan mülkiyet ve ikamet yasalarındaki değişiklikler, Cenevre Sözleşmesi ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının açık bir ihlalini teşkil etmektedir.
Hindistan’ın IIOJK’deki eylemleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve çeşitli uluslararası insan hakları sözleşmelerinin ihlali anlamına gelmektedir. Bağımsız insan hakları örgütleri, ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve siyasi katılıma yönelik sürekli kısıtlamaları belgelemektedir.
Batı Şeria’daki Yasa Dışı Yerleşim Planlarına Benziyor
IIOJK’deki insan hakları durumu, uluslararası toplumda ciddi endişelere yol açmaktadır. 2019’dan bu yana, gazeteciler, avukatlar ve insan hakları savunucuları, tutuklamalar ve gözaltılar gibi baskılara maruz kalmaktadır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) raporları, bu endişeleri dile getirmiş ancak büyük ölçüde yanıtsız kalmıştır.
Hindistan’ın Cammu ve Keşmir’e yönelik politikaları, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim planlarıyla benzerlik göstermektedir. Her iki ülkenin de, kendi bölgelerinde ağır insan hakları ihlalleri ve demografik değişikliklere yönelik yasa dışı girişimlerde bulunduğu belirtilmektedir.
Uluslararası Toplum Hareket Geçmeli
Uluslararası hukuk ve BM Şartı açısından, Keşmir ve Filistin meseleleri, kendi kaderini tayin hakkına dayanmaktadır. Bu iki durumun kötüleşmesi, uluslararası toplumun acil müdahalesini gerektirmektedir. Mevcut durumun meşrulaştırılması yerine, adil ve kurallara dayalı bir çözüm arayışı önemlidir.
Uluslararası toplum, Keşmir’in gözden kaçmasına izin vermemeli, Hindistan’ı 5 Ağustos 2019’dan bu yana attığı tek taraflı adımları geri çekmeye ve insan hakları ihlallerini durdurmaya çağırmalıdır. Dünya, Keşmir halkının devredilemez ve uluslararası alanda tanınmış kendi kaderini tayin hakkını korumak için kararlı adımlar atmalıdır.




