İsrail’in Mescid-i Aksa’ya Açılan Kapısındaki Tabela Değişikliği

İsrail, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu kapıya yeni bir tabela astı. Bu değişiklik, Kudüs’ün kültürel kimliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Eski Şehir’deki önemli kapılardan birine yeni bir tabela astı. “Şam Kapısı” olarak bilinen tabelanın yerine, “Antik Kapı” ibaresi yerleştirildi. Bu değişiklik, Filistin’e bağlı Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamalarla gündeme geldi.

Açıklamada, Tel Aviv yönetiminin Kudüs’teki tarihi yapılar ve caddelerin isimlerini değiştirmeye devam ettiği vurgulandı. İsrail’in bu uygulamalarının, kentin Arap kültürünü silme ve yerine İbranice isimler koyma amacı taşıdığı ifade edildi. Şam Kapısı’nın tabelasının kaldırılması ve yerine yeni bir tabela asılması, geçici bir işlem olarak değerlendirilmedi; aksine Kudüs’ün kültürel yapısını değiştirmeyi hedefleyen bir adım olarak görüldü.

Ayrıca, kapı, sokak ve simge isimlerinin değiştirilmesinin Kudüs’ün kimliğine, Arap, İslam ve Hristiyan mirasına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi. Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde yer alan Şam Kapısı, kentin surlarla çevrili yapısı ve Mescid-i Aksa’ya giden yol üzerindeki konumu nedeniyle en bilinen kapılardan biridir.

Tarihçiler, Şam Kapısı’nın Romalılar döneminde Kral Herod tarafından inşa edildiğini, daha sonra Roma İmparatoru Titus tarafından yıktırıldığını ve MS 135 yılında Kral Hadrian tarafından yeniden inşa edildiğini aktarmaktadır. Günümüzdeki yapısının ise Osmanlı dönemine, özellikle Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait olduğu belirtiliyor. Kanuni Sultan Süleyman, 16. yüzyılda Kudüs surlarının restorasyonu için talimat vermiştir.

Uluslararası hukuk açısından, Doğu Kudüs askeri işgal altında bir şehir olarak kabul edilmektedir. Uluslararası toplum, İsrail’in bu bölge üzerindeki egemenliğini tanımamakta ve Filistinliler burayı gelecekteki Filistin devletinin başkenti olarak görmektedir. Birleşmiş Milletler’in kararları, özellikle Güvenlik Konseyi’nin 478 sayılı kararı, şehrin statüsünü değiştiren işlemlerin geçersiz olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, sivillerin korunmasına dair Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, Doğu Kudüs için de geçerlidir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu