Kanser Korkulacak Bir Hastalık Değil, Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Kanser, erken teşhis ve doğru tedavi ile yönetilebilir bir hastalık. Uzmanlar geç kalınmış teşhislerin riskine dikkat çekiyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tespit ediliyor. Bu hastalık, dünya genelinde her yıl 10 milyona yakın insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Çevremizde pek çok insanın kanserle mücadele ettiğini görmek, bu hastalığın ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Ancak, kanserin kesin bir tedavisi henüz bulunmamış durumda.

Bir zamanlar tedavisi imkansız olarak görülen verem hastalığı, günümüzde tedavi edilebilir hale geldi. Kanser için de benzer bir süreç yaşanıyor; dünya genelinde bu hastalığın tedavisi için yoğun laboratuvar çalışmaları sürdürülüyor.

Erken Teşhis Hayati Öneme Sahip

Türkiye’de her beş kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanıyor. Her 12 kadından biri ve her 9 erkekten biri kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken teşhis olduğunu belirtiyor. Düzenli sağlık kontrolleri ve vücudu dinlemek, kanseri korkulacak bir hastalıktan çıkarıp yönetilebilir bir sağlık sorunu haline getiriyor.

Kanser Korkulacak Bir Hastalık Değil, Geç Kalınmış Teşhis Tehlikesi Var

Günümüzde kanser, erken tanı ve uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen bir hastalık konumunda. 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla uzmanlar, kanserin kendisinin değil, geç kalınmış kontrollerin asıl risk olduğunu vurguluyor. Birçok kanser türü, erken evrelerde belirti vermeden ilerleyebiliyor; ancak zamanında fark edildiğinde tedavi başarı oranları oldukça yüksektir.

Uzmanlar, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde ve sindirim sistemi kanserlerinde erken tanının hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Meme Kanserinde Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor

Meme kanseri çoğu zaman ağrısız ilerleyebiliyor. Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde bu riskle karşı karşıya kalıyor. Erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarı oranları oldukça yüksek. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Özgürel Bozkurt, kadınların kendi vücutlarını tanımasının ve düzenli kontrollerini ihmal etmemesinin önemini vurguluyor. Dr. Bozkurt, her kadının ayda sadece 5 dakikasını ayırarak kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini belirtiyor. Memede ele gelen sertlik, şekil değişikliği, ciltte kızarıklık, çekilme veya akıntı gibi bulguların mutlaka bir uzmana başvurmak için yeterli nedenler olduğunu ifade ediyor. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli mamografi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini de ekliyor.

“Ertelemek riski büyütür. Erken davranmak ise hayatı korur” diyen Dr. Bozkurt, meme kanserinde erken tanı sayesinde kadınların yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam edebildiklerini belirtiyor.

Sindirim Sistemi Kanserlerinde Ameliyatsız Tedavi İmkanları

Erken tanının önemli olduğu bir diğer alan ise sindirim sistemi kanserleri. Günümüzde tıptaki teknolojik ilerlemeler sayesinde, sindirim sistemi hastalıklarının ve erken evre kanserlerin büyük bir kısmı ameliyatsız tedavi edilebiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sait Buğdacı, ileri endoskopik yöntemlerin sindirim sistemi kanserlerinde devrim yarattığını ifade ediyor. Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), Endoskopik Mukozal Rezeksiyon (EMR), Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) ve ERCP gibi modern yöntemler sayesinde erken evre kanserli dokuların endoskopik olarak çıkarılabildiğini belirtiyor. Özellikle ESD yöntemi, yemek borusu, mide ve bağırsaklarda kanserleşme riski taşıyan ya da erken evrede tanı konulmuş lezyonların ameliyatsız bir şekilde temizlenmesine olanak tanıyor. Bu sayede hastalar büyük cerrahi müdahalelere maruz kalmadan, daha az ağrı ve çok daha hızlı bir iyileşme süreciyle sağlıklarına kavuşabiliyor.

Her 8 Erkekten Biri Prostat Kanseri Riski Taşıyor

Dünyada her yıl bir milyondan fazla erkeğe prostat kanseri teşhisi konuluyor. Ülkemizde erkekler en çok akciğer ve prostat kanserine yakalanıyor. Günümüzde 8 erkekten birinin prostat kanserine yakalandığı göz önüne alındığında, kontrol ve tarama hayat kurtarıcı olabiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, prostatın 45 yaşından sonra büyümeye başladığını ve bir erkeğin yaş aldıkça hastalığın kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor. Ailesinde prostat hastası olanların 6 ayda bir PSA testi yaptırması gerektiğini vurguluyor.

Prostat kanserinin tanısında uzun yıllardır PSA kan testi, makattan yapılan muayene ve ultrason eşliğinde alınan biyopsi yöntemleri kullanılıyor. Ancak kesin tanı, mutlaka biyopsi ile konuluyor. Günümüzde açık ameliyat yöntemi oldukça az kullanılırken, iyi huylu büyüme söz konusuysa hastalar kapalı ameliyatla tedavi edilebiliyor. Doç. Dr. Topuz, “Lazer prostat ameliyatlarıyla hastalar sıklıkla bir günde taburcu edilip, yaklaşık bir haftada iyileşme gösterebiliyor” diyor.

Kanser Nedir?

Kanser, anormal hücrelerin hızla bölünerek büyüdüğü ve başladığı yerden başka organlara yayılarak ciddi sağlık sorunlarına yol açan geniş bir hastalık grubudur. Bilinen 200’den fazla kanser türü bulunmaktadır ve hızlı büyüyen kanser hücreleri tümörlere neden olarak vücudun düzenli işleyişini engelleyebilir. Bu hücrelerin büyümesi sonucu iyi huylu, kötü huylu ve prekanseröz (premalign) tümörler oluşabilir. İyi huylu tümörler genellikle diğer dokulara yayılmazken, kötü huylu tümörler metastaz yaparak hayati tehlike oluşturabilir. Prekanseröz durumlar ise kansere dönüşme riski taşıyan anormal hücreleri içerir.

Ölümcül Kanser Türleri

Yaygın olarak görülen ve ölümcül olabilen kanser türleri arasında akciğer, lenf, lösemi, prostat, meme ve kolon kanseri bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu