Okullarda akran zorbalığı araştırması: Çarpıcı veriler

Okullarda akran zorbalığı ve şiddet araştırması, öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün zorbalığa tanık olduğunu ortaya koydu. İşte dikkat çeken veriler.

Türk Eğitim-Sen tarafından hazırlanan “Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri” araştırması, eğitim ortamlarında yaşanan akran zorbalığı ve şiddetin boyutunu ortaya koydu. Altı farklı internet sitesi üzerinden 1 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete 2 bin 296 öğretmen katıldı.

Rapor, sendikanın Genel Başkanı Talip Geylan tarafından Türk Telekom Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Toplantı öncesinde Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybedenler anıldı.

Öğretmenlerin yüzde 89,4’ü zorbalığa tanık oldu

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, öğretmenlerin büyük bölümünün okullarda akran zorbalığı vakalarıyla karşılaştığını göstermesi oldu. Katılımcıların yüzde 65,2’si zorbalığa doğrudan tanık olduğunu belirtirken, yüzde 24,2’si kısmen tanık olduğunu ifade etti. Böylece toplam oran yüzde 89,4’e ulaştı.

Öğretmenlerin yüzde 49,2’si zorbalığın okullarda kısmen, yüzde 34,5’i ise açıkça yaygın olduğunu düşünüyor. Zorbalık olaylarının en sık görüldüğü yer yüzde 37,2 ile okul bahçesi oldu. Bunu yüzde 19,5 ile sınıflar, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izledi.

Öğrenciler yaşadıklarını paylaşmıyor

Katılımcıların yüzde 26,6’sı, zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını öğretmenleriyle, okul yönetimiyle veya aileleriyle paylaşmadığını düşünüyor. Bu durum, vakaların bir bölümünün okul yönetimlerine ve rehberlik birimlerine ulaşmadan kaldığına işaret ediyor.

Bir zorbalık vakası fark edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8’i rehber öğretmenle görüşme sağladığını, yüzde 81,7’si mağdur öğrenciyle görüştüğünü belirtti. Zorbalık uygulayan öğrenciyi uyaranların oranı yüzde 78 olurken, aileleri bilgilendiren öğretmenlerin oranı yüzde 65’te kaldı.

Suça karışan çocuklara ilişkin bulgular

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 23,9’u okullarında suça karışan çocukların bulunduğunu bildirdi. Bu soruya yüzde 44,6’sı “yok”, yüzde 31,5’i ise “bilgim yok” yanıtını verdi. Raporda, çocukların adli süreçlerine ilişkin bilgilerin gizli olması nedeniyle “bilgim yok” yanıtının yüksek çıkmasının olağan karşılandığı belirtildi.

Öğretmenlerin yüzde 54,3’ü suça karışan çocuklara yönelik rehabilitasyon çalışması yapıldığını söylerken, yüzde 16,7’si böyle bir çalışma yapılmadığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 28,8’i ise konu hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti.

Şiddetin başlıca nedenleri aile ve dijital medya

Öğretmenler, öğrenciler arasındaki şiddetin nedenleri arasında en fazla ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimi gösterdi. Bu görüşü paylaşanların oranı yüzde 85,9 oldu. Sosyal medya içerikleri yüzde 82,6, çeteleşme yüzde 81,9, madde kullanımı yüzde 81,1 ve şiddet içeren dijital oyunlar yüzde 80,1 oranında neden olarak gösterildi.

Dışlanmışlık ve zayıf aidiyet yüzde 77,8, akran baskısı yüzde 74,9, okula aidiyet eksikliği ise yüzde 70 oranında etkili görüldü. Ayrıca öğretmenlerin yüzde 59,4’ü, şiddet eğilimi bulunan öğrencilerin ailelerinin okulla yeterli iş birliği yapmadığını düşünüyor.

En sık karşılaşılan şiddet türü sözlü şiddet oldu. Öğretmenlerin yüzde 52,7’si sözlü şiddetle sık sık, yüzde 35,9’u ara sıra karşılaştığını bildirdi. Akran zorbalığı için bu oranlar sırasıyla yüzde 39,7 ve yüzde 41,9; psikolojik şiddet için yüzde 32,4 ve yüzde 45; fiziksel şiddet için ise yüzde 17,1 ve yüzde 48,3 olarak kaydedildi.

Siber zorbalık okul yaşamını da etkiliyor

Öğretmenlerin yüzde 77,7’si sosyal medyanın öğrenciler arasındaki çatışmaları artırdığını düşünüyor. Siber zorbalığın öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini belirtenlerin oranı yüzde 82,5 olurken, akademik başarıya zarar verdiğini düşünenlerin oranı yüzde 79,2’ye ulaştı.

Katılımcıların yüzde 69,8’i çevrim içi zorbalıkla okul içindeki zorbalık arasında bağlantı bulunduğunu ifade etti. Siber zorbalığı önemli bir sorun olarak görenlerin oranı yüzde 63,5 oldu. Buna karşın velilerin çocuklarının dijital medya kullanımını yeterince takip ettiğini düşünen öğretmenlerin oranı yalnızca yüzde 20’de kaldı. Öğretmenlerin yüzde 59,6’sı da öğrencilerin siber zorbalığın sonuçları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtti.

Olumlu okul iklimi şiddeti azaltıyor

Araştırma, okul ikliminin güçlendirilmesinin şiddetin önlenmesinde etkili olabileceğini ortaya koydu. Öğretmenlerin yüzde 87,1’i olumlu okul ikliminin şiddeti azalttığını, yüzde 84,3’ü sosyal ve sportif etkinliklerin bu sürece katkı sağladığını düşünüyor.

Öğrencilerin kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 71,3, okulda güvenli bir paylaşım ortamı bulunduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 76,8 oldu. Kuralların adil uygulandığını düşünenlerin oranı yüzde 70,5, okul yönetiminin etkili davrandığını belirtenlerin oranı ise yüzde 69,6 olarak açıklandı. Ancak öğrenciler arasında dışlanmanın yaygın olmadığını düşünenlerin oranı yüzde 49,5’te kaldı.

Öğretmenler rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesini istiyor

Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilere düzenli psikolojik destek verilmesi gerektiğini belirtti. Zorbalığı önlemeye yönelik eğitimlerin artırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 90,5, psikolojik danışman sayısının yükseltilmesini talep edenlerin oranı yüzde 80,2 oldu.

Rehberlik servislerinin yeterli sayıda personelle hizmet verdiğini düşünen öğretmenlerin oranı ise yalnızca yüzde 25 olarak ölçüldü. Katılımcılar, en etkili uygulamalar arasında yüzde 86 ile spor faaliyetlerini, yüzde 81,9 ile psikolojik desteği, yüzde 81,4 ile sosyal etkinlikleri ve yüzde 70,9 ile rehberlik çalışmalarını gösterdi.

Öğretmenlerin talepleri

Açık uçlu sorulara verilen yanıtlar, suça karışan çocuklara yönelik yaklaşım konusunda iki temel beklentiyi öne çıkardı. Öğretmenlerin yüzde 42,3’ü caydırıcı, ağır ve tutarlı cezaları savunurken, yüzde 22,4’ü eğitici ve rehabilite edici yöntemlere ağırlık verilmesini istedi.

Millî Eğitim Bakanlığından beklenen önlemlerin başında yüzde 41,3 ile okul güvenliği ve giriş denetimlerinin güçlendirilmesi geldi. Bunu yüzde 40,2 ile disiplin yönetmeliği ve caydırıcı yaptırımların geliştirilmesi, yüzde 33,9 ile aile eğitimi ve okul-aile iş birliğinin artırılması izledi.

Geylan’dan okul güvenliği için öneriler

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, araştırma sonuçlarının öğrencilerin şiddete ve suça yönelmesinde birden fazla unsurun etkili olduğuna işaret ettiğini söyledi. Geylan, okul bahçelerinde personel görünürlüğünün artırılması, giriş ve çıkışların düzenli denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi gerektiğini belirtti.

Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmasını isteyen Geylan, veli çalışmalarının yıl boyunca sürdürülmesi ve okul yönetimi, öğretmenler ile rehberlik servisi arasındaki bilgi akışının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Risk grubundaki öğrencilerin belirlenmesinde devamsızlık, okuldan uzaklaşma, akademik performans düşüşü, sosyal dışlanma, akran ilişkilerinde bozulma, ani davranış değişiklikleri ve tekrarlayan disiplin olaylarının dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Sendika, araştırma sonuçlarını başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara ileteceğini açıkladı. Ayrıca yeni eğitim yılının “Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum” temasıyla başlatılması talebini yineledi. Okulların 14 Eylül’de açılacağı bildirildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu