Hisseli Tapu Sahipleri İçin Emsal Niteliğinde Karar
Yargıtay, hisseli tapularda paydaşların haklarını koruyan kritik bir karar aldı.
Yargıtay, paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda bir paydaşın, diğer paydaşın ana yola çıkışını engelleyecek şekilde kendi kullanım alanını çitle çevirmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Bu gelişme, hisseli tapu sahipleri arasında sıkça yaşanan ‘yol kapatma’ anlaşmazlıkları açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor.
Aksaray’ın Ortaköy ilçesinde yaşayan bir vatandaş, hissedarı olduğu arsa üzerindeki evine ulaşımını sağlayan yolun, arsadan yeni hisse alan bir başka paydaş tarafından tel çitle kapatılması üzerine mahkemeye başvurdu. Davacı, davalının bu müdahalesinin engellenmesini talep ederken, bu mümkün olmazsa kendi lehine bir geçit hakkı tanınmasını istedi.
Ortaköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın ilk aşamasında hem el atmanın önlenmesi talebini hem de geçit hakkı talebini reddetti. Mahkeme, taşınmazın yola cephesi bulunduğuna ve davacının payına karşılık kullanabileceği başka bir alan olduğuna dair gerekçelerle müdahalenin engellenmesi talebinin yersiz olduğuna hükmetti. Bu karar, istinaf yolu kapalı olmak üzere kesinleşti.
İlk Derece Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinin ardından Adalet Bakanlığı, mevcut hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, dosyayı inceleyerek emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, ana taşınmazın yola cephesi olduğu için komşu parseller aleyhine geçit hakkı istenemeyeceği yönündeki ilk derece mahkemesi tespitini doğru buldu. Ancak, el atmanın önlenmesi talebinin reddedilmesini hukuka aykırı buldu. Kararda, Türk Medeni Kanunu’nun paylı mülkiyete ilişkin 693. maddesine atıfta bulunarak, paydaşların diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabileceği ve onu kullanabileceği vurgulandı.
Bilirkişi raporunda, davalının 75 metre uzunluğunda ve 1,5 metre yüksekliğinde tel çit çekerek davacının ana yola çıkışını engellediği tespit edildi. Yargıtay, bu eylemin davacının mülkiyet hakkını kullanmasını engellediğini belirterek, davalının bu müdahalesinin engellenmesi gerektiğine hükmetti.
Bu gerekçelerle Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını hukuki sonuçları ortadan kalkmamak üzere kanun yararına bozdu. Karar, 10 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Bu karar, hisseli tapularda paydaşların birbirlerinin haklarına saygı göstermesi gerektiğini ve bir paydaşın, fiili kullanım alanını gerekçe göstererek diğer bir paydaşın taşınmazdan faydalanmasını keyfi olarak engelleyemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle arsa ve tarlalardaki yol anlaşmazlıklarında bu kararın emsal olarak kullanılması beklenmektedir.




