Irak’ta İslam Birliği Sempozyumu: Birlik ve Dayanışma Vurgusu
Irak’ta düzenlenen İslam Birliği Sempozyumu’nda birlik, barış ve dayanışma temaları ön plana çıktı.
Bağdat’ta, “İslam Birliğini Sağlama Araçları ve Uygulama Engelleri” başlıklı bir sempozyum gerçekleştirildi. İmam-ı Azam Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliğe, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) temsilcileri ile yerel Sünni ve Şii toplulukların üyeleri katıldı.
Sempozyumda, dünya barışının ve huzurunun İslam dünyasının birlik ve dayanışması ile sağlanabileceği vurgulandı. İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, etkinlik ile ilgili yaptığı açıklamada, Bağdat’ta düzenlenen sempozyumdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yüce, bu coğrafyanın sahip olduğu maddi ve manevi zenginliklerin gerçek sahipleri olması gerektiğinin altını çizdi.
Yüce, dünya barışının İslam dünyasının birlikteliğinden geçtiğini ifade ederek, bu birliğin sadece İslam dünyasında değil, tüm dünyada samimiyetle gerçekleşmesi gerektiğini belirtti. Türkiye ve Irak arasında bu tür akademik faaliyetlerin yürütülmesinin önemine değinen Yüce, insanların huzuruna katkı sağlayacak toplantıların artırılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Sempozyumda ele alınan konunun sadece akademik bir tartışma olmadığını ifade eden Yüce, İslam birliğinin ümmetin geleceği için hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Günümüzde İslam dünyasının çeşitli krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Yüce, mezhep, ırk ve ideoloji eksenli ayrışmaların Müslüman toplumların birliğini zayıflattığını ifade etti. İslam’ın temel amaçlarından birinin müminler arasında kardeşliği tesis etmek olduğunu söyleyen Yüce, Kur’an-ı Kerim’in Müslümanların kimliklerini inşa ederken kavim ve mezhep üstünlüğü yerine iman ve kardeşlik esasını esas almaları gerektiğini vurguladı.
Sempozyumda, İİKV ile Bağdat İmam-ı Azam Üniversitesi arasında bir işbirliği protokolü imzalandı. Yüce, bu işbirliğinin sadece akademik bir ilişki değil, iki ülke halkları arasında samimi bir bağ oluşturacağına inandığını belirtti. İmam-ı Azam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selahaddin Hasan, Türkiye’den gelen akademisyenleri ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
Hasan, İslam birliğinin ümmetin güçlenmesinde ve istikrarında temel bir unsur olduğunu vurguladı. Necef-i Eşref İmam Hüi Darü’l-Ilm Belaği Merkezi Müdürü Dr. Zeyd Bahrü’l-Ulüm, günümüzün en büyük tehditlerinden biri olan ahlaki ve kültürel erozyona karşı koruyucu önlemlerin önemini dile getirdi.
İmam-ı Azam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musab Selman Ahmed, toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü üzerine bir tebliğ sundu. Ahmed, etnik ve mezhebi çeşitliliğin çatışma unsuru haline getirilmek istendiğini eleştirerek, kalıcı barışın karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile mümkün olacağını belirtti.
Musul Üniversitesi’nden Dr. Ali Abdülcebbar Hasan, Said Nursi’nin eğitim projesi “Medresetü’z-Zehra”nın İslam dünyası için stratejik bir model olduğunu ifade etti. Hasan, ümmetin gerçek birliğinin tevhid ve iman etrafında buluşmakla mümkün olduğunu vurguladı. 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Özer, eğitim sistemlerindeki tehlikelere dikkat çekerek, sömürge döneminden itibaren ithal edilen müfredatın Müslüman toplumları öz kültürlerinden kopardığını belirtti.




