Belçika Yargıtayı’ndan Sömürge Geçmişine Tarihi Yüzleşme
Belçika Yargıtayı, sömürge döneminde Kongo’daki uygulamalarını insanlığa karşı suç olarak değerlendirdi.
Belçika Yargıtayı, ülkenin sömürge geçmişine dair yıllardır süregelen tartışmalara ışık tutan önemli bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, Belçika’nın Kongo döneminde melez çocukların ailelerinden zorla alınmasının insanlığa karşı bir suç olduğuna hükmeden alt mahkeme kararını onayladı. Bu karar, yalnızca Belçika’nın hukuk tarihi açısından değil, aynı zamanda Avrupa’daki sömürge geçmişine dair davalar bakımından da önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Zira bir Avrupa devleti, sömürge dönemi uygulamaları nedeniyle kesin bir mahkumiyet kararıyla karşı karşıya kalmış oldu.
Dava dosyasına göre, 1940’ların sonu ile 1950’lerin başında, siyah Kongolu annelerle beyaz Avrupalı babalardan doğan çocuklar sistematik bir şekilde ailelerinden koparıldı. Küçük yaşta ailelerinden ayrılan bu çocukların büyük bir kısmı dini kurumlara yerleştirildi ve burada izole bir yaşam sürmeye zorlandıkları ifade edildi. Mahkeme, bu uygulamanın bireysel bir eylem değil, devlet politikası çerçevesinde yürütülen organize bir ayrımcılık sistemi olduğunu vurguladı. Bu nedenle, söz konusu suçun zaman aşımına uğramayacağı belirtildi.
Yargı kararı doğrultusunda davayı açan beş kişiye ayrı ayrı 50 bin avro manevi tazminat ödenmesine hükmedildi. Belçika hükümeti, daha önce 2019 yılında yaptığı bir açıklamada sömürge döneminde melez çocuklara yönelik ayrımcı uygulamaların varlığını resmi olarak kabul etmişti. Ancak son alınan karar, devletin hukuki sorumluluğunu da açık bir şekilde ortaya koymuş oldu. Davacı taraf, bu kararı Avrupa’da sömürge suçlarıyla ilgili verilen en önemli yargı kararlarından biri olarak değerlendirmektedir.




