Laikler ve Siyonistler: Din Temelli Yayılmacılığın Eleştirisi
Hüseyin Likoğlu, laik çevrelerin sessizliğini ve Siyonistlerin din temelli yayılmacılığını eleştiriyor.
Yeni Şafak / Hüseyin Likoğlu
Laikler ve Siyonistler
İsrail, tarih boyunca gerçekleştirdiği katliamlarla dikkat çekerken, özellikle 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana kadın ve çocukları hedef alarak yeni bir vahşet dönemine girmiştir. Bu saldırılar, Siyonist ideolojinin dinî temellerine dayandırılmakta ve bu bağlamda gerçekleştirilmektedir.
İsrail’in lideri Netanyahu, bu saldırıların meşruiyetini muharref Tevrat’a dayandırarak, “Amaleklilerin size yaptığını unutma” diyerek soykırım emrini vermiştir. Bu talimat, sadece belirli grupların değil, tüm canlıların hedef alındığını göstermektedir.
Bu dönemde, sıradan Yahudilerin de kutsal kitaplarının emirleri doğrultusunda hırsızlık ve diğer suçları işlediklerini açıkça ifade ettikleri görülmektedir. Siyonist Yahudiler, bu toprakların Tanrı tarafından kendilerine verildiğine inanarak, Yahudi olmayan herkesin bu topraklardan uzaklaştırılması gerektiğini savunuyorlar.
Siyonist Hristiyanlar da benzer bir dinî bakış açısıyla bu duruma yaklaşmaktadır. Hristiyan inancına göre, İsa’nın çarmıha gerilmesiyle ilgili İncil’de, bu toprakların Tanrı tarafından vaat edildiği belirtilmektedir. Bu görüş, ABD’deki üst düzey yetkililer tarafından da sıkça dile getirilmektedir.
Özellikle ABD’nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, bu görüşü sürekli olarak vurgulamaktadır. Huckabee, yaptığı açıklamalarda, bu toprakların Yahudi halkına sonsuza dek mülk olarak verildiğini ifade ederek, İsrail’in bu topraklar üzerinde egemenlik kurmasının sorun olmayacağını belirtmiştir.
Bu tür açıklamalar, Netanyahu’ya cesaret vermekte ve Arz-ı Mevud sınırlarını genişletme çabalarını desteklemektedir.
Laik çevrelerin, İsrail’in din temelli yayılmacılığına karşı sessiz kalması dikkat çekmektedir. Türkiye’deki laikler, Ramazan etkinlikleri ve dini ritüeller nedeniyle seslerini yükseltirken, Siyonistlerin gerçekleştirdiği katliamlar karşısında sessiz kalmayı tercih etmektedirler. Bu durum, laiklerin İslam karşıtlığı ile Siyonistlerin İslam düşmanlığının aynı zihniyetin ürünü olduğunu göstermektedir.
Türkiye’deki laiklerin, Siyonistlerin kutsal kitaplarına dayandırdıkları saldırılara karşı bir şey söylememeleri, bu iki grubun benzer bir anlayışa sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Laikler, Siyonistlerin dinî temellere dayanan eylemlerine karşı sessiz kalırken, kendi inançlarına yönelik eleştirilerde bulunmaktan çekinmemektedirler.




