Belediye İki Davayı Kaybetti: Tekniker Pozisyonu Tartışması
Belediye, tekniker pozisyonunda çalışamayacağını savunarak iki davayı kaybetti. Danıştay, sözleşmenin sonlandırılmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi.
Danıştay 12. Dairesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine dayanarak belediyede görev yapan bir davacının sözleşmesinin sonlandırılmasına dair işlemleri hukuka aykırı buldu ve istinaf kararını onayladı.
Belediyenin iddiaları arasında, 2018 yılında alınan meclis kararında iki yıllık meslek yüksekokulu unvanına sahip personel için tekniker pozisyonunda sözleşme imzalanmasına karar verilmesine rağmen, bu unvana uymayan bir meslek lisesi mezunu ile sözleşme imzalandığı yer aldı. Ayrıca, 2019 yılında da aynı karara rağmen sözleşmenin devam ettirildiği ve davacının işe giriş bildirgelerinde büro memuru unvanı ile işe alındığı iddia edildi. Belediyenin, davacının bulunduğu metal teknolojileri teknisyeni pozisyonuna ihtiyaç duymadığı da belirtildi.
İlk derece mahkemesi davayı reddetmişti. Ancak istinaf mahkemesi, davacının iddialarını değerlendirerek bu kararı bozdu. Davacı, siyasi nedenlerle baskı gördüğünü ve kendisine ait olmayan sahte tutanakların düzenlendiğini iddia etti. Mahkeme, davacının bu tutanaklarda imzasının bulunmadığını ve maaşının düşürülerek sözleşme hazırlandığını belirtti. Bu durum, davacının kendi isteğiyle sözleşme imzalamadığına dair tereddütler doğurdu.
Davacının sözleşme ücretinin, sözleşme sonlandırılmadan önce 4.000 TL civarında olduğu, yargı kararından sonra ise daha düşük bir ücret teklif edildiği göz önüne alındığında, davalı idarenin yeni hizmet sözleşmesinde düşük ücret belirlemesi, yargı kararının uygulanmasından kaçınma olarak değerlendirildi. Sonuç olarak, davalı idarenin iddialarına itibar edilmedi.
Davacının sözleşmesinin sonlandırılması işlemi, yargı kararıyla iptal edilmesine rağmen, idarenin davacının aylık ücretini 3.000 TL olarak belirleyerek işe başlatmaması, hukuka aykırı bir işlem olarak değerlendirildi. Bu nedenle, davacının yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildi.
Danıştay Onikinci Dairesi, davacının manevi tazminat talebini ise reddetti. Karar, davalı idarenin temyiz isteminin reddedilmesi ve İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ile sonuçlandı.



