İran: ABD’nin Savaş ve Barış Zamanını Belirlemesine İzin Vermeyeceğiz
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin savaş ve barış zamanını belirlemesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin savaş ve barış zamanını belirleme yetkisine sahip olmadığını ve asla böyle bir duruma izin vermeyeceklerini ifade etti. Bekayi, İran’ın gerektiğinde hem savunma hem de diplomasi araçlarını kullanma kararlılığında olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ile yapılan sivil nükleer anlaşmanın, Riyad yönetiminin Abraham Anlaşmaları’na katılımına bağlı olduğu yönündeki açıklamalarını değerlendiren Bekayi, Washington’un bu konudaki tutumunu eleştirdi. Bekayi, ABD’nin 24 saat içinde tutum değiştirdiğini ve bu durumun alışılmış bir davranış biçimi olduğunu vurguladı. Ayrıca, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) çerçevesinde, tüm ülkelerin barışçıl nükleer faaliyetlerde bulunma hakkına sahip olduğunu belirtti.
Bulgaristan’daki ABD askeri konuşlanmasına da değinen Bekayi, bu durumun Bulgaristan Parlamentosu ve halkının önemli bir kısmı tarafından desteklenmediğini ifade etti. Bekayi, Bulgaristan’daki karar alıcıların, ülkelerini ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısına suç ortağı konumuna düşürebilecek bu tehlikeli kararı sorgulaması gerektiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişi düzenlemeleri hakkında Ummanlı bir heyetle yapılan görüşmelerin olumlu geçtiğini aktaran Bekayi, ABD’nin bu görüşmelerle bir ilgisinin olmadığını ve şu anda ABD ile herhangi bir müzakere yürütmediklerini belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki durumun değişmediğini ve boğazın hala gemi trafiğine kapalı olduğunu ekledi.
Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran’a ait bir gemiye yönelik saldırısına da değinen Bekayi, bu durumun cevapsız kalmayacağını ifade etti. Zelenskiy’nin ABD Başkanı ile görüşeceği hatırlatıldığında, bu durumu ABD, İsrail ve Ukrayna arasında bir şer üçgeni olarak nitelendirdi. Bekayi, bu tür oluşumların uluslararası barışa katkı sağlamadığını, aksine istikrarı bozduğunu vurguladı.




