İsrail’in Gazze Ablukasını Kırmaya Çalışan Aktivistlerin Korkunç Deneyimleri

İsrail güçleri tarafından gözaltına alınan aktivistler, Gazze’ye yardım götürme çabalarında maruz kaldıkları işkenceyi anlattı.

Mayıs ayında Gazze’ye gitmek isteyen Arno Meyns, İsrail güçleri tarafından teknesi durdurularak gözaltına alındı. Kendisi, karanlık bir konteynere kapatıldığında dört kişinin saldırısına uğradığını belirtti. Olay, Akdeniz’de, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı aşmayı hedefleyen bir filo içinde gerçekleşti.

14 Mayıs’ta Türkiye’den hareket eden aktivistlerin amacı, savaşın yıprattığı bölgeye insani yardım götürmekti. Ancak, birçok aktivist, yolculukları sırasında gözaltına alınmayı bekliyordu. Medya tarafından bu yolculuğun haberleştirilmesi, İsrail’in Gazze’ye yönelik kısıtlamalarının dikkat çekilmesini sağlamayı amaçlıyordu.

Aktivistler, denizde yakalandıktan sonra yaklaşık üç gün boyunca İsrail gemilerinde ve Aşdod Limanı’nda tutuldu. Burada, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, sosyal medyada paylaştığı videolarla aktivistlerle alay etti. Bazı aktivistler hemen Yunanistan’a sınır dışı edilirken, diğerleri Türkiye’ye gönderilmeden önce bir hapishanede tutuldu.

Tutuklular Türkiye’ye döndüklerinde, organizatörler, aktivistlerin çok sayıda fiziksel istismar ve cinsel saldırı raporu verdiklerini açıkladı. Türkiye’deki havaalanında 50’den fazla kişi hastaneye kaldırıldı. Aktivistler, gözaltı süreçleriyle ilgili daha fazla bilgi vererek, uluslararası haber kuruluşlarına başvurdu. Bu suçlamalar, birçok ülkede kınamalara ve soruşturmalara yol açtı.

İsrail, aktivistlerin hukuka uygun muamele gördüğünü savunarak suçlamaları reddetti. Ancak, aktivistlerin ifadeleri, gözaltında maruz kaldıkları kötü muamelelerin tutarlı bir örüntüsünü ortaya koydu. 24 aktivistle yapılan görüşmelerde, fiziksel saldırılara maruz kaldıklarını ve bazıları hastaneye kaldırıldıklarını ifade ettiler.

İsrail güvenlik güçlerinin gözaltına alınma sürecinde en az dört farklı birimin yer aldığı belirtildi. İsrail ordusu, tutuklulara saygılı muamele yapıldığını savunarak, kötü muamele iddialarını yalanladı. Dışişleri Bakanlığı ise aktivistleri asılsız iddialarla suçladı.

Aktivistler, 18 Mayıs’ta deniz komandoları tarafından yakalandıktan sonra, gözaltı sürecinin nasıl geçtiğini anlattılar. Gözaltında, aktivistlerin kıyafetleri çıkarıldı, plastik kelepçelerle bağlandılar ve dar bir alanda tutuldukları ifade edildi. Bazı aktivistler, gözaltında kalırken, ses bombası ve plastik mermilerle saldırıya uğradıklarını belirtti.

Bir nakliye konteynerinde gözaltında tutulan aktivistlerin çoğu, burada fiziksel saldırıya uğradıklarını ve elektroşok cihazı kullanıldığını ifade etti. Bazı aktivistler, cinsel saldırıya uğradıklarını belirterek, bu durumu uluslararası kamuoyuna duyurmak için mücadele ettiklerini vurguladılar.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, cinsel saldırı iddialarını yalanlayarak, resmi bir şikayet gelmesi durumunda soruşturma açacaklarını belirtti. Ancak, aktivistler, İsrail’in kendi kendini soruşturmasına güvenmenin mümkün olmadığını ifade ettiler.

Aktivistlerin yaşadığı travmalar, Gazze’deki Filistinlilerin yıllardır maruz kaldığı kötü muamelelerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları grupları, Gazze’deki gözaltıların sistematik bir şekilde kötü muameleye maruz kaldığını belgeledi.

Sonuç olarak, aktivistler, Gazze’ye yardım götürme çabalarının kamuoyuna duyurulmasının önemli olduğunu belirterek, gelecekte benzer filolara katılma niyetlerini dile getirdiler.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu