İran’ın Füze Stoku: ABD İstihbaratı ve Gerçekler

ABD istihbarat raporları, İran’ın füze gücünün çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Gerçekler ve değerlendirmeler haberimizde.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Savaşın başlangıcından bu yana, İran’ın füze sayısı hakkında yanıltıcı açıklamalar yapan ABD-İsrail ekseninden daha gerçekçi değerlendirmeler gündeme gelmeye başladı. Siyasi yetkililer spekülatif açıklamalarına devam etse de, ABD-İsrail medyasında yer alan istihbarat raporları farklı bir gerçeği gözler önüne seriyor.

ABD istihbarat değerlendirmelerine aşina olan yetkililere göre, İran yeraltı depolama alanlarındaki fırlatıcıları kullanarak, cephaneliğinde binlerce balistik füzeyi hala bulunduruyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu hafta yaptığı açıklamada, fırlatıcılar ve füzelerin neredeyse tamamen yok edildiğini ve İran’ın füze programının işlevsel olarak sona erdiğini ifade etti.

Ancak Wall Street Journal tarafından aktarılan ABD istihbarat raporları, durumun daha farklı olduğunu ortaya koyuyor. Bu raporlar, İran’ın füze gücünün bir kısmını yeniden yapılandırabileceğini de gösteriyor. ABD’li yetkililer, İran’ın fırlatıcılarının yarısından fazlasının imha edildiğini veya yeraltında mahsur kaldığını belirtse de, geriye kalan fırlatıcıların onarılabileceği veya yeraltı komplekslerinden çıkarılabileceği vurgulanıyor.

Eski CIA analisti Kenneth Pollack, İran’ın hızlı bir şekilde yenilik yapma ve güçlerini yeniden toparlama yeteneğine dikkat çekti. İsrailli yetkililer ise İran’ın savaşın başında sahip olduğu tahmin edilen 2.500 orta menzilli füzeden 1.000’den fazlasını hala elinde bulundurduğunu belirtiyor. Geri kalan füzeler ya ateşlendi ya da imha edildi. Siyonist yetkililer, İran’ın şu anda daha fazla füze üretme kapasitesine sahip olmadığını, ancak Tahran’ın programını yeniden inşa etme hızının Rusya veya Çin’den alacağı yardıma bağlı olduğunu ifade ediyor.

İran’ın Füze Sayısı

Bağımsız Brezilyalı araştırmacı Patricia Marins, İran’ın füze sayısının çok daha fazla olduğunu öne sürüyor. Marins, İran cephaneliğini farklı modellerin sayısı ve üretim yıllarına dayanarak hesapladığını belirtiyor.

Marins, 12 günlük savaş süresince, İran’ın füze stokunun yaklaşık 20.000 civarında olduğunu tahmin ettiğini ifade etti. Bu toplamın içinde, hem aktif hem de yedekte tutulan yaklaşık 7.000 ila 8.000 balistik füze ve 12.000 ila 13.000 seyir füzesi bulunduğunu belirtti. İran, balistik füze üretimine 1990’ların başında, 2004-2008 yılları arasında üretilen Şahab-3 ile başladı. Bu füzeler düşük hassasiyetliydi; bu nedenle İran, 2015 yılında bu eski stoklar için güdüm sistemlerini ve savaş başlıklarını değiştiren büyük bir yenileme ve modernizasyon programı başlattı.

Marins, bugün hâlâ yedekte birkaç bin adet eski füzeden bulunduğunu ve bunları da hesaba kattığını vurguladı. 2010 yılı civarında İran, yaklaşık 12 farklı balistik ve seyir füzesi modeli üretiyordu. Eğer her bir model için yılda yaklaşık 100 birimlik muhafazakâr bir üretim hızı varsayarsak, bu da İran’a son 15 yılda 17.000 füzeyi aşan bir cephanelik kazandırır.

2015 ve sonrasına baktığımızda, İran’ın üretim hatlarının en az 8 ila 12 farklı modelle çalıştığı görülüyor. Sumar ve Mişkat gibi seyir füzeleri ile iki kademeli katı yakıtlı balistik füzelerin 7 ila 10 varyantı, 2.000 kilometreyi aşan menzil kapasitesine sahip. Başka bir deyişle, İran, İsrail’e ulaşma kapasitesine sahip 8 ila 12 balistik ve seyir füzesi modelini önemli ölçekte üretmek için en az 10 yıl harcadı.

Rusya, Ukrayna’da savaş yürütürken bile yılda yaklaşık 2.500 hassas güdümlü füze üretiyor. Bu bağlamda, İran’ın 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğü kararlı füze üretiminin ardından, şubat ayı itibarıyla sadece 2.500 füze bulunduğunu öne sürmek mantıksız görünüyor. Bu tahminler, İran’ın gerçek endüstriyel kapasitesini sürekli olarak düşük göstermektedir.

İran, çeşitli alanlarda ülkenin savunmasını destekleyen toplam 6.500 şirketin yanı sıra, doğrudan füze sektörüne adanmış 300’den fazla şirketle kapsamlı bir ekosisteme sahiptir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu