DEİK, 33 Ülkeye Yönelik Yeni Ticaret Stratejisini Duyurdu

DEİK, 2026 yılını ‘Reform Yılı’ ilan ederek 33 ülkeye odaklanan yeni bir ticaret stratejisi geliştirdi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, küresel ticaretteki belirsizliklere karşı yenilikçi bir yaklaşım benimseyerek 2026 yılını ‘Reform Yılı’ olarak ilan etti. Türkiye’nin dış ticaret stratejisini 33 öncelikli ülke ve ‘Made in Europe’ lobisi ile yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.

DEİK, 2025-2027 dönemine ticaret diplomasisinde köklü bir değişimle giriş yapıyor. İş Konseyi seçimlerinin tamamlanmasıyla üye sayısını iki katına çıkaran DEİK, küresel korumacılığa karşı ’33 Odak Ülke’ stratejisini hayata geçiriyor. Olpak, “Belirsizliğin hâkim olduğu bu dönemde, 41 yıllık bir organizasyon olarak kendimizi yeniliyoruz; gücümüzü en verimli pazarlara yönlendirmek için 80/20 kuralını uyguluyoruz” şeklinde konuştu.

Olpak, küresel ekonomik dalgalanmaları fırsata dönüştürmek istediklerini belirterek, ticaretin merkezine 33 ülkeyi aldıklarını açıkladı. Bu ülkeler arasında G-20 üyeleri ve Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler yer alıyor. Olpak, “Ticaretin yüzde 80’ini müşterilerimizin yüzde 20’si ile gerçekleştiriyoruz. Bu 33 ülke özelinde projeler geliştirerek somut sonuçlar elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Avrupa sanayisinin Asya-Pasifik’e karşı uyguladığı korumacı politikalara dikkat çeken Olpak, Türkiye’nin bu süreçten dışlanmaması gerektiğini vurguladı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hala en önemli konu olduğunu hatırlatan Olpak, “Türkiye olmadan bir Avrupa sanayisi düşünülemez. Yeni gündem maddemiz ‘Made in Europe’. 30 yıldır entegre olduğumuz bu pazarda lobi faaliyetlerimizle yerimizi koruyacağız. Ayrıca, e-ticaretteki 150 Euro’luk vergi muafiyetinin kaldırılması sürecinde Türkiye’nin muaf tutulması için çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD’nin ikinci döneminde güvenilir ortak arayışında olduğunu belirten Olpak, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin hala geçerli olduğunu ve gerçekçi bir hedef olduğunu söyledi. Olpak, “36-37 milyar dolara ulaştık. Bu rakamı iki katına, ardından beş katına çıkarmak imkansız değil. Eyalet ve sektör bazlı stratejilerle ABD pazarında derinleşmeyi planlıyoruz” şeklinde ekledi.

Çin’in ABD pazarına satamadığı 400 milyar dolarlık ürününü diğer pazarlara yönlendirdiğini ve bunun Türkiye’nin dış ticaretini zorladığını belirten Olpak, özellikle Afrika pazarındaki rekabete dikkat çekti. Afrika ile 40 milyar dolarlık ticaretin önemli bir başarı olduğunu ancak finansman sorunlarının en büyük engel olduğunu ifade etti.

2025 yılının sanayiciler ve ihracatçılar için finansmana erişim ve rekabet açısından zorlu geçtiğini dile getiren Olpak, 2026 yılından daha umutlu olduklarını belirtti. Olpak, “2026’nın reform yılı olmasıyla birlikte finansal koşulların ve yatırım ortamının daha elverişli olacağını düşünüyoruz. Yüzde 4’e yakın büyüme ve 820 milyar dolarlık toplam dış ticaret hacmi, zorluklara rağmen Türkiye’nin dinamizmini kanıtlıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu