Türkiye’de tütün kullanımı her yıl 100 bin can alıyor

Türkiye’de tütün kullanımı her yıl yaklaşık 100 bin kişinin ölümüne yol açıyor. Uzmanlar, çocukların ve gençlerin korunması için önlem çağrısı yaptı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Türkiye’de tütün kullanımının toplum sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. İlhan, Yeşilay tarafından tütün kontrol politikalarına yönelik yapılan kamuoyu araştırmasının sonuçlarını ve alınabilecek önlemleri değerlendirdi.

İlhan’ın aktardığı TÜİK verilerine göre, Türkiye’de her üç yetişkinden biri tütün ürünü kullanıyor. Tütün kullanımı ve buna bağlı nedenler nedeniyle her yıl yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybediyor. Uzman, ölümlerin yanı sıra tütün kullanımının ekonomik yük oluşturduğunu, tütün endüstrisi ile izmarit kirliliğinin de çevresel sorunları büyüttüğünü söyledi.

Yeşilay araştırmasına göre toplumun yüzde 90’ından fazlası, çocukların ve kamusal alanların yasal düzenlemelerle tütünden korunmasını istiyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 85’i ise nesle dayalı satış kısıtlamasını, satış noktalarında tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılmasını ve ürünlerin kapalı dolaplarda sunulmasını destekliyor.

Toplumdaki tütün kontrolü talebinin önceki dönemlere kıyasla önemli ölçüde arttığını belirten İlhan, bu tablonun tütün ürünlerinin zararlarına ilişkin farkındalığın yükseldiğini gösterdiğini ve daha güçlü politikaların uygulanması gerektiğini ifade etti. Pasif içiciliğin de ciddi bir sağlık tehdidi olduğunu vurgulayan İlhan, tütün kullanmayan kişilerin dahi çevrelerindeki duman nedeniyle akciğer hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Uzmanlardan çocuk ve gençlerin korunması çağrısı

İlhan, sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocukların ve gençlerin tütün ürünlerine erişiminin zorlaştırılması gerektiğini belirtti. Dijital yaş doğrulama sistemleri, özendirici ürünlerin açıkta satışının engellenmesi ve pasif maruziyetin azaltılması, uzman tarafından kısa sürede uygulanabilecek önlemler arasında sıralandı.

Türkiye’de tütüne başlama yaşının ortalama 16 olduğunu aktaran İlhan, merak ve özenmenin yanı sıra aile ve arkadaş çevresindeki kullanımın da gençleri etkilediğini söyledi. Sosyal medya dahil tüm medya mecralarında tütün ürünlerini teşvik eden veya kullanımı özendiren içeriklerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Satış noktalarında tütün ürünlerinin görünür biçimde sergilenmemesinin erişimi ve ani satın alma davranışlarını azaltabileceğini belirten İlhan, bu ürünlerin su, sebze ve meyve gibi temel ihtiyaç maddeleriyle aynı şekilde sunulmaması gerektiğini ifade etti. Bu uygulamanın, tütünü bırakmış kişilerin korunmasına da katkı sağlayacağını kaydetti.

Pasif içicilik ciddi sağlık riskleri taşıyor

Pasif içicilerin, sigara kullanan kişilerle benzer sağlık riskleri taşıdığını belirten İlhan; kronik akciğer hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanserin yanı sıra gebelikte bebeğin kaybedilmesi, bebek ve çocuklarda enfeksiyonların artması ile astım gibi sonuçlara dikkat çekti. İlhan, özellikle ev, araç, okul ve iş yeri gibi kapalı alanlarda maruziyetin önlenmesi gerektiğini söyledi.

Elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin tütünü bırakma ya da tüketimi azaltma yöntemi olmadığını belirten İlhan, bu ürünlerin kalp ve solunum sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturabildiğini ve toksik, kanserojen maddeler içerebildiğini ifade etti. Isıtılmış tütün ürünlerinin nikotin salınımı yoluyla bağımlılığın sürmesine neden olduğunu söyleyen İlhan, bu ürünlerde çok sayıda kimyasal bileşenin bulunabildiğini aktardı.

Gençlerin farklı görünme veya ilgi çekme isteğiyle elektronik sigara ve puff ürünlerine yönelebildiğini belirten İlhan, dumansız oldukları yönündeki yanlış algının bu ürünlerin kapalı alanlarda daha rahat kullanılmasına yol açtığını söyledi. Erken yaşta başlayan yoğun maruziyetin ilerleyen yıllarda ağır ve kalıcı sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten İlhan, tütün kullanımına küçük yaşta başlayan kişilerin 40’lı yaşlara gelmeden çeşitli hastalıklarla karşılaşabildiğini kaydetti.

Prof. Dr. İlhan, yeni düzenlemelerde çocuk ve gençlerin korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini belirterek tütün ürünlerine erişimin güçleştirilmesini ve kamusal alan tanımının yeniden ele alınmasını önerdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu