Trump’ın Açıklamalarıyla ABD-İran İlişkilerinde Yeni Gerilim
Trump’ın açıklamaları, ABD-İran ilişkilerinde askeri ve diplomatik gerilimi artırdı. İran’ın müzakerelerdeki tutumu eleştirildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sonrası yaptığı açıklamalar, Washington ile Tahran arasındaki askeri ve diplomatik gerilimi yeniden artırdı. Trump, İran’ın altyapısına ciddi zarar verebilecek askeri güce sahip olduklarını belirtirken, müzakerelerdeki aksaklıkların sorumlusunun Tahran yönetimi olduğunu savundu.
Fox News’e verdiği mülakatta, İran’ın askeri direncini küçümsemediğini ancak ABD’nin askeri kapasitesine güvendiğini ifade eden Trump, diplomatik süreçte sürekli şartların değiştiğini ve bu durumun müzakereleri olumsuz etkilediğini dile getirdi. Trump, müzakerelerdeki başarısızlıkların faturasını Tahran’a kesmeye çalıştığını vurguladı. Bir yandan “şiddet içermeyen bir çözümü tercih ederim” diyerek diyalog kapısını açık bırakırken, diğer yandan “Her şeyi iki günde yok edebiliriz” diyerek tehditlerde bulundu. Bu durum, Beyaz Saray’ın öngörülemez ve çelişkili politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Trump, Tahran yönetimini müzakerelerde tutarsız davranmakla eleştirerek, “Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu” ifadelerini kullandı. Sorunun çözümünün İran’ın tutumuna bağlı olduğunu belirten Trump, kendisinin barışçıl bir çözümü tercih ettiğini de ekledi.
Uçakta gazetecilere nükleer program ve askeri kapasite hakkında bilgiler veren Trump, İran’ın nükleer programını 20 yıllığına dondurmasının makul bir çözüm olabileceğini ancak bunun için gerçek bir bağlılık gerektiğini ifade etti. Ayrıca, İran’ın füze kapasitesinin büyük bir kısmının imha edildiğini savundu.
Trump’ın açıklamalarıyla eş zamanlı olarak, ABD merkezli Axios haber platformu, bölgedeki askeri hareketlilik iddialarını gündeme getirdi. Habere göre, Trump’ın Çin dönüşü İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon kararı alabileceği öne sürüldü. Olası bir askeri hamlenin İsrail ordusu ile koordineli bir şekilde gerçekleştirilebileceği ve İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin yüksek alarma geçebileceği iddia edildi.
İsrail’in KAN televizyonu da benzer bir iddiada bulunarak, CENTCOM ile görüşen İsrailli askeri yetkililerin İran’a yönelik operasyonların yeniden başlatılmasını talep ettiğini aktardı. Ayrıca, Trump’ın doğrudan bir hava bombardımanı yerine, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği ve “özgürlük projesini” yeniden canlandırmayı tercih edebileceği de belirtilen senaryolar arasında yer aldı.




