Kabirlerden Çıkacağız: Kamer Suresi 7. Ayetin Anlamı

Kamer Suresi 7. ayeti, kıyamet gününü ve bugünkü yaşamımızı nasıl şekillendirmemiz gerektiğini anlatıyor.

Kabirlerden Çıkacağız: Kamer Suresi 7. Ayetin Anlamı

Vahiy Penceresi

Kur’an-ı Kerim, insanları yalnızca mevcut yaşamlarıyla sınırlı tutmaz; geçmişe dair dersler verir, geleceği hatırlatır ve nihayetinde, bir gün mutlaka huzurunda duracağımız Yaratıcı’ya yöneltir.

Kamer Suresi’nin 7. ayeti, bu gerçeği çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer:

“Gözleri korkudan ve dehşetten aşağı düşmüş bir halde, sanki etrafa yayılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.” (Kamer, 54/7)

Ayetin öncesinde, inkârcıların uyarılara karşı duyarsız kalışları anlatılmakta ve ardından, kaçınılmaz o büyük gün tasvir edilmektedir. Dünya hayatı sona ermiş, imtihan tamamlanmış ve tüm bahaneler geçersiz hale gelmiştir. İnsan, kabirden kaldırılmış ve kendisini çağıran davetçiye doğru yönelmektedir.

Çekirgeler Gibi…

Kuran’ın kullandığı “çekirgeler” benzetmesi oldukça çarpıcıdır. Nasıl ki çekirgeler büyük sürüler halinde her yeri kaplarsa, kıyamet günü de insanlar kabirlerinden çıkarak kalabalık bir şekilde hareket edeceklerdir. Ancak bu kalabalık içinde en çok düşündüren unsur, ayetin başındaki ifade: “Gözleri korkudan ve dehşetten aşağı düşmüş…”

Dünyada güçlü olduğunu düşünen insanın tüm gururu bir anda yok olacaktır. Bugün, makam, para veya şöhret sahibi olabiliriz. İnsanlar bizi takdir ediyor olabilir. Sosyal medya platformlarında binlerce takipçimiz olabilir. Sahip olduklarımızla güvende hissettiğimiz anlar vardır. Ancak kabir…

Kabir, tüm bu unvanların anlamını yitirdiği bir yerdir. Mahşer günü, insanın yalnızca “Ben kimdim?” sorusuyla değil, “Ne yaptım?” sorusuyla yüzleşeceği bir mekandır.

Bugün Bize Ne Söylüyor?

Kamer Suresi 7. ayeti, sadece kıyamet gününü değil, aynı zamanda bugün nasıl bir yaşam sürmemiz gerektiğini de ifade etmektedir. Çünkü ölüm, uzak bir ihtimal değildir. Her gün birilerinin cenazesiyle karşılaşıyoruz. Her gün bir evden ölüm haberi geliyor. Kabristanların kapısından insanlar giriyor. Ancak insan, ölümün başkalarına ait olduğunu düşünmeye eğilimlidir.

Sanki kabristana gidenler hep başkalarıymış gibi… Oysa bir gün biz de çağrılacağız. Bugün peşinden koştuğumuz dünya, o gün bizim için hiçbir anlam taşımayacak. Bankadaki para, makam koltuğu, lüks ev, pahalı araba ya da sosyal medyadaki beğeniler… Hiçbiri bizimle kabre girmeyecek. Bizimle birlikte gidecek olan imanımız, amellerimiz ve kulluğumuz olacaktır.

İşte vahyin penceresinden baktığımızda, Kamer Suresi 7. ayet bize şunu hatırlatıyor: “Mahşer günü gelmeden önce kendine gel!”

Çünkü bugün dönüş mümkündür. Bugün tövbe etmek mümkündür. Bugün kul hakkını telafi etmek mümkündür. Bugün namaza yeniden başlamak, haramdan uzaklaşmak ve gönül kırdığımız insanlarla barışmak mümkündür. Ancak kabirden kalktığımız gün, artık amel defterimizi değiştirme şansımız olmayacaktır.

O halde mesele, kabirden kalkıp kalkmayacağımız değil; kabirden kalkacağımız güne ne hazırladığımızdır. Bir gün hepimiz, gözlerimiz korku ve dehşet içinde, o büyük kalabalığın içerisinde Rabbimizin huzuruna çıkacağız. Dünya bizi bugün ne kadar oyalarsa oyalasın, Kamer Suresi 7. ayet, mahşerin sessiz ama etkili çağrısını bugünden duyuruyor:

Kendine gel! Çünkü bir gün kabirden çıkacaksın.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu