İran Savaşı ve Türkiye’nin Tutumu Üzerine Değerlendirmeler
İran Savaşı bağlamında Türkiye’nin tutumu ve bölgedeki dinamikler üzerine kapsamlı bir analiz.
İran Savaşı ve Türkiye’nin Tutumu Üzerine Değerlendirmeler
Son günlerde İran’ın maruz kaldığı saldırılar ve bu bağlamda Türkiye’nin duruşu üzerine önemli tartışmalar yapılmaktadır. Türkiye, ABD ve İsrail’le herhangi bir çatışmaya giren tarafların zafer kazanması için dua etmektedir. Bu süreçte, İran halkının bu savaşta zarar görmeden çıkması en büyük dileğimizdir.
İran’a yönelik saldırılar sırasında geçmişe dair tartışmalar açmanın, ahlaki ve vicdani açıdan doğru olmadığına inanıyoruz. İran’ın karşılaştığı zorluklar karşısında, Türkiye’deki bazı grupların ve şahısların eski meseleleri gündeme getirmesi, bu zor zamanlarda İran’a destek olmaktan çok, düşmanlık olarak algılanmaktadır.
Özellikle Suriye meselesinde, İran’ın İsrail ile bir savaş yürütmediği, aksine Rusya ve Esed rejimi ile birlikte Sünni gruplara karşı operasyonlar gerçekleştirdiği göz önünde bulundurulmalıdır. Suriye’nin hava sahası, İsrail’e karşı koruma kapasitesine sahip değildir ve bu durum, İran’ın Suriye’deki varlığının etkisini de azaltmıştır.
İran’ın ABD ile iş birliği sonucunda oluşan yeni Irak hükümeti, hava sahasını İsrail ve ABD’ye açmıştır. Bu durum, İran’ın kendi hava sahasının da benzer şekilde açık olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Suriye, uzun bir süre boyunca hayatta kalma mücadelesi vermiştir ve bu bağlamda, Suriye halkının İsrail ile savaşmasını beklemek, bencillik olarak değerlendirilmektedir.
Şii ve Sünni meseleleri de tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Tarih boyunca Şii varlığının Sünni düşmanlık üzerine inşa edildiği gözlemlenmiştir. Bu nedenle, İran’ın saldırı altında olduğu bir dönemde bu tartışmaları açmak, Sünniler tarafından değil, Şii tarafında yapılmıştır. Vahdet ve ittifak gibi kavramlar ise, gerçeklikten uzak birer ütopya olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye için en büyük tehditlerden biri, iç ayrışmalar ve dış müdahalelerdir. İran’ın savaşa girmesiyle birlikte, Türkiye içinde bazı gruplar harekete geçmiş ve gereksiz tartışmalar başlatmıştır. Bu durum, Türkiye’nin Siyonizm ve Şii yayılmacılığına karşı tedbir alması gerektiğini göstermektedir. Bölgedeki savaş dinamikleri, Siyonizm, Haçlı zihniyeti ve Şiilik gibi kavramlarla şekillenmektedir ve Türkiye’nin bu ateş çemberinde Müslüman kimliğini koruması büyük önem taşımaktadır.
Bir müjde! Ersin Çelik ve İsmail Kılıçraslan ile birlikte Tv Net ekranlarında gerçekleştirdiğimiz Siyaseten programı, çarşamba günü kaldığı yerden devam edecektir. Çarşamba akşamı TvNet’te buluşmak üzere.
Ali Ünal / Yeni Şafak




