Dışişleri Bakanlığı’ndan dönüşümlü başkanlık açıklaması
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta yeniden gündeme gelen dönüşümlü başkanlık modelinin KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit statü politikasıyla bağdaşmadığını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs sorununda son günlerde yeniden gündeme taşınan dönüşümlü başkanlık önerisine ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, bu modelin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki politikasıyla bağdaşmadığını bildirdi.
Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil eden KKTC’nin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesi gerektiği vurgulandı. Kalıcı bir çözüme ulaşılmasının, uluslararası toplumun KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmesine bağlı olduğu belirtildi.
Kıbrıs’ta iki ayrı halkın ve iki bağımsız, egemen devletin bulunduğu görüşüne yer verilen açıklamada, bu gerçekliği esas almayan politikaların sonuç vermeyeceği savunuldu. Dönüşümlü başkanlık modelinin ise uzun yıllar boyunca müzakere edilen, ancak Rum tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmemesi ve yönetimle kaynakları paylaşmayı reddetmesi nedeniyle çöken yaklaşımın bir parçası olduğu ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, dönüşümlü başkanlık önerisinin üniter bir devletin yönetim biçimini öngördüğü ve KKTC’nin egemen eşitlik ile eşit uluslararası statü politikasına tamamen ters düştüğü kaydedildi.
Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıs Türkleri için iki sandalye bulunduğu yönündeki tartışmalara da değinilen açıklamada, böyle bir yaklaşımın Kıbrıs Türklerinin temsil edilmediği ve Rum tarafının 1963’te silah zoruyla ele geçirdiği öne sürülen “Kıbrıs Cumhuriyeti” statüsünü kabul etmek anlamına geleceği belirtildi. Bu statü üzerinden Avrupa Birliği üyeliğinin de tanınmış olacağı savunularak, Kıbrıs Türk halkının bu yöndeki çalışmalara destek vermesinin beklenemeyeceği ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı, mevcut koşullarda KKTC’nin özden gelen hakları olarak nitelendirilen egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesi çağrısını yineledi. Açıklamada, uluslararası topluma bu yönde adım atması çağrısında bulunuldu.




